Üstad çok fazla negatiflik var hocaya da topculara da sirayet ediyor bu negatiflik
Fb mesela 10 senedir samp olamiyor 15 senedir cl’ye gidemiyor 2 hafta önce cl’den elendi ligde puan kayıpları var ama bizim negatifligin %1’i bile yok heriflerde
Bence bizim taraftar şımarık zengin cocugu gibi dolasiyor
Ağustos’ta takım satmak ne abi dün maçta yenilmemizi isteyenler bile vardi sırf haklı çıktım diyebilmek icin
Biz de biliyoruz takim kötü gidiyor ama yıkıcı eleştiriler ocak gibi yapılır bu aylarda yapıcı eleştiriler yapılmalı
Kısacası bence negatif elestiriler takıma da sirayet ettigi icin sampiyon olma olasılıgımız yok
takımdaki negatifliğin, başıboşluğun ve fiyaskonun baş sebebi yeni gs yönetimidir.
okan buruk'a sosyal medyada galiz hakaret edilmesi asla kabul edilemez ancak okan buruk'un da affedilemez hataları vardır ve eleştirilmesi gerekir. bu sebeple kendisini eleştiren taraftara "şımarık zengin çocuğu" etiketini yapıştırmanı yanlış buldum.
nedir okan buruk'un hataları:
* bir kere en büyük hatası, her seferinde bu yönetimi savunması oldu. onca skandala rağmen defalarca bu yönetimin arkasında durduğunu açıkça belli eden açıklamalar yaptı.
* bu sezonun ilk resmi maçı olan bjk süper kupa maçında, saha içi tercihleri + maç sonu açıklamaları tam bir SKANDALdı.
* kulüp tarihi ve finansal yapısı için hayati derecede önem arz eden Young Boys maçlarında da saha içi tercihleri SKANDALdı. gs'ın 0 transfer ile sadece geçen sezonki kadrosu ile bile YB'u BAHANESİZ elemesi gerekiyordu.
* bazı oyuncular ile yönetilen süreçlerde yaptığı açıklamalar son derece çelişkili (zaha, ziyech) ve SKANDALdı. bu şekilde hem oyuncuların değerini düşürdü, hem de alabileceği olası bir saha içi katkısını kaybetti.
* sezona 5-0 derbi mağlubiyeti + cl elenmesi ile başlayıp, tüm bu olumsuzluklara rağmen, basın toplantısında çıkıp taraftara, sürekli başarı istiyorsanız "gidin city'i, real'i tutun" demesi. "oyuncular değişse de aynı oyunu oynamak istiyorum" gibi bir saplantıya takılıp kalması.
ne yapabilirdi:
* 2 sene üst üste şampiyon olmuş bir hoca olarak masaya yumruğunu vurabilirdi. çıkıp açık açık konuşabilirdi. gerekirse istifa kartını bile sunup yönetimi ters ayakta bırakabilirdi. taraftar da KESİN OLARAK arkasında olurdu.
* bjk maçında skor 2-0 olduğunda orta sahayı boşaltmayabilirdi. maç sonundaki garip açıklamalarıyla, bazı oyuncularını direkt ateşin içine atmayabilirdi. maçı en fazla 2-0 kaybederdik ki bu gayet olabilir bir skor olurdu. tarihi skor ile camia travmatize olmazdı.
* YB maçlarında, hele ki rövanş maçında çıkardığı o inanılmaz onbir yerine daha dengeli bir kadro ile çıksaydık YB'u ilk maçtaki skora rağmen elerdik.
* oyuncular ile ilişkilerini çelişkisiz ve daha dengeli yürütebilirdi. mesela zaha ile ziyech'ten memnun değil misin? sene başı planlamasında ver abi kararını, öyle ya da böyle. ama sen bir adam ile ilgili "kampta çok iyi durumda, çok hırslı, memnunum" diyip, ilk resmi maçta taraftarın önüne atamazsın.
* zaten ilk 4 maddeyi gerçekleştirse ne 5-0'lık skandal ne de CL elenmesi travması olurdu ama velev ki oldu diyelim, bu başarısızlıklardan sonra "gidip city-real tutun" diyeceğine, sorumluluğu üstüne alabilir, hatalarından ders çıkarabilirdi. (zayıf ligde 3/3 gidiyoruz ama görünüşe göre hatalarından hiç ders çıkarmamış. hala aynı oyun oynanıyor sahada)
şimdi bütün bunları yapınca, doğal olarak 2 senelik kredin kaybolur aga. öyle geçmişe takılı kalıp da "biz şöyle yaptık ettik" diyemezsin. burası gs