Icardi gibi bir çocuğu 300 bin euro bedelle La Masia altyapısından alıp bir kaç yıl oynattıktan sonra 13 milyon euroya satan Sampdoria'nın o zamanki futbol aklı kimse gelsin bu kulubün sportif direktörü olsun.
Diyeceksiniz ki bu ülkede genç oyuncuya sabretme, oyuncu yetiştirme olmuyor yapılmıyor vs vs.. Çünkü sabır yok. Fenerbahçe şikeden ceza alıp Avrupa Kupalarından elendiği yıl Rangers alt liglere düşürüldü. O Rangers oradan geri gelip UEFA finali yaptı geçen yıl, bu yıl da CL'ye kaldı hem de bizi geçen yıl madara eden PSV'yi eleyerek.
2017-2018 sezonunda Helsinki'den 1,3 milyon euroya aldıkları Alfredo Morelos ile başlamışlar sezona İskoçya Liginde 31 maç oynamış 14 gol atmış ama adamla hala devam ediyorlar. Geçen sene Batshuayi Beşiktaş'ta 14 tane gol attı ama itin totosuna sokulmadığı kaldı bir tek.Öyle bir baskı yapıldı ki adama Dortmund,Chelsea görmüş adam şut atarken titriyordu resmen kaçırma korkusu ile. Sonraki sezonlarda da Morelos öyle çok yüksek gol sayılarına çıkmamış lig düzeyinde. Sırasıyla 17-12-11-11 gibi gol sayılarına ulaşmış lig düzeyinde. Avrupa Ligi elemeleri, grup maçları ve yerel kupalarla birlikte hep 20 üstüne çıkmış. Şimdi bu adam bizim 3 büyük takımda olsaydı belki 2.sezon ortasında gönderilip yerine yeni forvet bakılıyordu. Şimdi sorun forvet oyuncularında mı? Yoksa futbolu çok bildiğini sanan bizim Türk insanında mı? Mohammed kötü, Diagne kötü, Falcao kötü, Seferovic kötü.. Kim iyi bilader ?
Antrenman kalitemiz rezalet. Ülke içinde futbolu izliyorsun saha içinde tempo düşük. Yüksek tempo olduğu söylenen maçlar da gitgelli orta sahaların boş olduğu topun bir o kalede bir bu kalede olduğu maçlar. Yüksek tempoyu hiç bir zaman göremeyeceğiz. Yani o fizik kalitenin üst düzeye çıktığı, oyuncuların yalandan yere yatmadığı, yıkılmadığı, oyuna devam etmek için mücadeleyi sonuna kadar sürdürdükleri tempo hiç bir zaman olmayacak. Bizim en sevdiğimiz dönem transfer sezonunun olduğu dönem, çünkü bizi öyle alıştırdılar ki transfer manyağı olduk. Yani eldeki kadro ne oynar, maksimum ne yapabilir buna kafa yormak yerine en kolay yöntem olan transferlerle bu işi çözebileceğimizi düşünüyoruz. Mesela PVA neden sürekli 2ye1 yakalanıyor? Bunun elbette bir nedeni vardır? PVA yerine çok üst düzey bir sol bek aldığımızda bu adam da 2ye1 yakalanmayacak mı? Yol geçen hanına dönmeyecek mi orası yine aynı şekilde ? Bunları çözmemiz lazım daha çok. Eli belinde gezen oyunculara sadece uyarı mı yapılması gerekiyor yoksa onlara alternatif oluşturup kadro derinliği yaratarak mı çözmek lazım ?
Şimdi gelelim Morelos'a tekrar, almak istesen 8-9'a alırsın rahat, neden çünkü adamlar onun yerini zaten dolduracakları adamı belirlemişlerdir. Gittiklerinde de kazanacakları paraya bakarlar, taraftar elbette kaybettiği oyuncu için üzülebilir, taraftarların sevdikleri oyuncular vardır duygusal bağ kurabilirler bu oyuncularla ve gitmelerini istemezler, vefasızlık kelimesi de bundan dolayı sürekli dilimizde pelesenk olmuştur.
Merhametten maraz doğar demiş atalarımız buna örnek olarak da Omar'ı verebilirim. Omar Avrupa'nın üst düzey bir kulübünde gözünü kullanamayacak hale getirsin, kulüp aynı gün geçmiş olsun diyip ertesi gün kapı önüne koyardı sorumsuz davranışından dolayı.Vefa sadece bize özgü niyeyse.
Artık kulübümüzün mantıklı hareketler yapıp özellikle de şu +3 olarak kullanabileceği 21 yaş altı transferleri bence daha doğru hamleler yaparak yapması gerekiyor. Avrupa'da elit kulüpler var onların alt yapılarında düşünmedikleri, sözleşme uzatmadıkları oyuncuları ya bonservissiz ya da düşük bonservis bedelleri ile şu kulübün kapısından sokmak gerekiyor bir şekilde. Adamların alt yapı oyuncları bile senin gelişim gösterip A takıma koyduğun oyuncuların fersah fersah önünde. Örnek Xavi Simons..