Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
ülkede protesto hakkı olduğunu sanıyorum, tabi ona da kısıtlama gelmediyse
Herhangi bir kısıtlama yok kardeşim, zaten öyle bir hak yok!(Bu ülkede yaşamadığını düşünerek yazdım,aksi durumda ise kusura bakma)Hak verilmez alınır dersen ki "uygulamalı olarak "Federasyon başkanı ve onu oraya getiren kurulları eleştiren bir tweet atarak'bunu test edebilirsiniz, tabi bedelini ödemeyi göze alarak!
 
Dünkü maç ve genel durumumuz hakkında birşeyler yazmak istedim.

Öncelikle dünkü maç izlemeyenler ve soranlar olmuş. Maalesef tam olarak ne oynadığımız belli olmayan, nasıl hücum edeceğimiz üzerine kurgulanmış bir aksiyon görmediğimiz bir maç oldu. Sahadaki üretici oyuncu azlığı nedeniyle bunu bekliyordum zaten ama beni asıl şaşırtan Taylan-Berkan-Emre K.-Emre A.-Kerem ve Muhammed ile daha dinamik ve önde baskı yapacağımız bir maç olur diyordum bunu da çok başaramadık.

Taçtan/kornerden gol yedik şeklinde bir durum da yoktu. Randers'in en az 3-4 tane doğrudan bizim kaleye/ceza alanına indikleri hücum aksiyonu vardı. Birkaçını Muslera diğerlerini de beceriksiz vuruşlarla tükettiler. Biz ise karambolde Kerem ve hata ile kazandığımız Fegh dışında pek pozisyona giremedik. Aklıma kalan Van Aanholt'un ortasına Muhammedin kafa vurduğu bir hücum aksiyonu var onun dışında hatırlamıyorum.

Kerem'in gol atmasına çok sevindim hem motivasyonu bozulması hem de basın oyuncağa çevirmesin diye. Fakat goldeki vuruş tercihi dahil çoğunu hatalı kullandı. Elimize son bölgede fırsatlar geçse de hep kaybettik. Özellikle Yedlin ayrı parantez açmak lazım. Geçen seneki Rize maçındaki amatör hatası nedeniyle ben inanılmaz tepkiliyim. Bu nedenle çok objektif olamayacağım ama Arda'nın sakatlığı pozisyonda adam koşmadı bile topa. Maç boyu yaptığı olumlu bir hareket hatırlamıyorum, köşeye inen tüm toplarımızı hiç etti.

Sezon başı, oyuncu eksikliği, üst üste 3 deplasman -bunları tam olarak mazeret göremesem de- oyunu bir şekilde kabul edebiliriz diyelim. Fakat ben en çok oyuncu değişikliklerine takılıyorum. Değişim yapılmasını ve stratejimizi desteklediğimi söyledim daha önce ama buna uygun bir yol haritası çizmiyoruz hala. Oyuna girenler Arda-Feg-Falcao-Babel. Bahsedilen/Anlatılan duruma uyumlu olmuyor.
Not: Falcao'nun PR için oyuna alındığı çok açık, kendisi de sosyal medya ile antreman yaptığını ve sakat olmadığını devamlı gösteriyor. Biz buna alet olmalı mıyız orasını tam bilemiyorum.

Maçı izlemeyenler Murat Kosova'nın felaket sunumunu dinlemediği için çok şanslı. Kendisi çok severim ama dün ne yapmaya çalıştığını anlayan var mı? Kısık sesle tüm maç hikaye anlattı. Arada da 'Yedlin ofsayt' deyip hikayelerine devam etti.

İşin özü istediğimiz oyunu zaten oynamıyoruz ama asıl canımızı sıkan bu oyuna doğru yol aldığımızı gösterecek pek bir umut göremedik bu maçlarda. Cicaldau ise -henüz çok erken- aradığımız yaratıcılığı Giresun maçında pek ortaya koyamadı. Tabi ilk maçı daha iyi gözlemlemek için 4-5 maç görmek gerekiyor.

Anlaşılan o ki 3-4 transfer daha olacak. Gedson tabi gelmesini hepimiz isteriz ama futbol tek isim üzerinden oynanmıyor olmuyorsa da alternatifi belirlenip yola devam edilmesi. Potansiyel/Fiyat/Performans olarak bizim için büyük bir şans ama o olmazsa olmaz demek biraz ütopik oluyor.

Önümüzde iki ev maçı var Hatay ve Randers. Bu maçlarda en azından oyunun belli bölümlerinde rakibi boğacak ve oyunumuzu kabul ettirecek süreçleri gerçekleştiririz umarım.
 
Oyuna değilse sonuca bakarsak Terim de 4 senenin 2sinde şampiyon, 1inde pandemi araya girene kadar şampiyonluğa dolu dizgin giden bir takım ve son sezonunda da tek golle kaçan bir şampiyonluk var yani hiç başarısız değil. Burada oynadığımız oyunun yetersizliği eleştiriliyor bence şampiyonluktan ziyade. Yapılanma da ilk defa bu sezon yapılıyor. Burada asıl sorun oyuncu tercihi ve değişiklikleri Terim benim nazarımda burada sınıfta kalıyor. Babel, Arda, Soso ile bir yapılanma söz konusu olamaz. Kendi ısrarla istediği Barış Alper'e, Yunus'a şans vermemesi de kendisi ile yapılanmanın olmayacağını gösteren doneler.
Şampiyonluklar tabiki başarı fakat ligin kalitesi çok düşük. Terim'in geri kalmış futbol anlayışı bile zaten %50 şampiyon yapabiliyor. Sorunumuz çağ dışı futbol oynuyor, keyif veren bir oyun oynayamıyor oluşumuz.

Şampiyonlar liginde sürpriz takım, Uefa'da iddialı takım seviyelerinden, Konferans ligi baş altı takım seviyelerine düştük. Avrupada yok hükmündeyiz. Terim Real Madrid, Arsenal'lere kök söktüren bir adamken, Randers ile yenişemeyen St. Johnasa dişli rakip diyen bir adama dönüştü. Futbol anlayışı lig için sınır seviyesinde yeterli, Avrupa içinse 10 yıl geride. Malesef durum bu milad doldu.
 
Son düzenleme:
Gedson'a ödenecek bonservisle Harroui-Morutan ve belki Halil'i bile alabiliriz umarım tek oyuncuya takılıp kalmamışızdır. Gedson'suz da gayet iyi bir takım oluşturabiliriz elbette. Yeter ki eksikleri genç ve potansiyelli isimlerle doldurmaya çalışalım.
 
Ne zaman şu takımda ufaktan biraz umut var desem haftaya öyle bir top oynuyorlar ki oynadığınız topa sıçayım diyip telefonla filan uğraşmaya başlıyorum.

Dün yediğimiz gol o kadar komikti ki. 6-7 kişi resmen mal gibi izlediler. Hata dediğini 1 kişi yapar. Aynı pozisyonda takımın yarısının beyni duruyorsa o takım boku yemiş demektir. Gol gelmeden önce zaten bas bas bağırıyordu. Ama padişahımız değişiklikleri yedikten sonra yaptı her zaman ki gibi. Gerçi yapmasa daha iyiydi, yine her zamanki gibi. :D

Bir de çıkıp çalışmıştık bunlara diyor. Lan şu golü halı sahada yemiyorlar. Neyin çalışması bu, ne anlatıyorsun sen. Çalıştırdığın hali bu mu takımın.

Yürüyerek kontra yapmaya çalışmak gibi futbol dünyasına kimsenin aklına gelmeyecek bir şey de kazandırdı ama hakkını yemeyeyim şimdi.

Velhasıl kelam, bu takıma Gedson, Halil, Morutan filan alınırsa ıkına ıkına belki yine şampiyon oluruz ama iyi futbol beklentisi ve Avrupa'da başarı hayali olan varsa daha çok bekler.
 
Üçlü savunma heveslileri görüyorum.Üçlü oynamak için taktiksel beceri yanında fiziksel üstünlük gerekiyor.Örnek vermek gerekirse son Avrupa şampiyonu İtalya ya da Ş.Ligi şampiyonu Chelsea üçlü oynuyor.Ancak bu takımlarin takım boyu kısa, ön alandaki isimler sürekli baskı yapan mobil oyunculardan oluşuyor.Üzerine kenar oyuncuları hızlı ve stoperlerin de pozisyon bilgisi yüksek.Böyle bir takım kurma maliyetini de sizin takdirlerinize bırakıyorum.
Ligimizde ise defansif oyun harici (Antep) üçlü oynayan Fenerbahçe var.Stoperler yetersiz o yüzden geniş alanda oynuyorlar ve bu yüzden koşu mesafeleri en yüksek maç FB maçları oluyor.Tabi bunun bir bedeli var, gel git oyununda fiziksel devamlılığı düşük oyuncular bir bir sakatlaniyor,daha da devami gelir böyle oynamaya devam ederlerse.Çünku orta saha ve hücum oyuncularında ön alanda baskı ve top taşıma sonrası o kadar geniş alanda bir iki depar sonrası adaleler atar.Bu oyuna uygun tek oyuncu Ozan'dı o da gitti.Çözülmeleri yakındır...
Bütün bu örnekler sonrası bizim hücum oyuncuları,kenar oyuncuları ve Fatih Terim'in idmanlarini düşününce üç maç sonra revire döner takım.Bunu görmek için kâhin olmaya gerek yok,o yüzden üçlü defans felan sezonun kabusu olur bizde.Aman deyim!
 
Ne zaman şu takımda ufaktan biraz umut var desem haftaya öyle bir top oynuyorlar ki oynadığınız topa sıçayım diyip telefonla filan uğraşmaya başlıyorum.

Dün yediğimiz gol o kadar komikti ki. 6-7 kişi resmen mal gibi izlediler. Hata dediğini 1 kişi yapar. Aynı anda takımın yarısının beyni duruyorsa o takım boku yemiş demektir. Gol gelmeden önce zaten bas bas bağırıyordu. Ama padişahımız değişiklikleri yedikten sonra yaptı her zaman ki gibi. Gerçi yapmasa daha iyiydi, yine her zamanki gibi. :D

Bir de çıkıp çalışmıştık bunlara diyor. Lan şu golü halı sahada yemiyorlar. Neyin çalışması bu, ne anlatıyorsun sen. Çalıştırdığın hali bu mu takımın.

Yürüyerek kontra yapmaya çalışmak gibi futbol dünyasına kimsenin aklına gelmeyecek bir şey de kazandırdı ama hakkını yemeyeyim şimdi.

Velhasıl kelam, bu takıma Gedson, Halil, Morutan filan alınırsa ıkına ıkına belki yine şampiyon oluruz ama iyi futbol beklentisi olan varsa daha çok bekler.
Bilmem hiç bölgesel amatör ligi maçı izlediniz mi? Dün BAL Ligi kalitesinde top oynadık ve o kalitede bir gol yedik.
 
Üçlü savunma heveslileri görüyorum.Üçlü oynamak için taktiksel beceri yanında fiziksel üstünlük gerekiyor.Örnek vermek gerekirse son Avrupa şampiyonu İtalya ya da Ş.Ligi şampiyonu Chelsea üçlü oynuyor.Ancak bu takımlarin takım boyu kısa, ön alandaki isimler sürekli baskı yapan mobil oyunculardan oluşuyor.Üzerine kenar oyuncuları hızlı ve stoperlerin de pozisyon bilgisi yüksek.Böyle bir takım kurma maliyetini de sizin takdirlerinize bırakıyorum.
Ligimizde ise defansif oyun harici (Antep) üçlü oynayan Fenerbahçe var.Stoperler yetersiz o yüzden geniş alanda oynuyorlar ve bu yüzden koşu mesafeleri en yüksek maç FB maçları oluyor.Tabi bunun bir bedeli var, gel git oyununda fiziksel devamlılığı düşük oyuncular bir bir sakatlaniyor,daha da devami gelir böyle oynamaya devam ederlerse.Çünku orta saha ve hücum oyuncularında ön alanda baskı ve top taşıma sonrası o kadar geniş alanda bir iki depar sonrası adaleler atar.Bu oyuna uygun tek oyuncu Ozan'dı o da gitti.Çözülmeleri yakındır...
Bütün bu örnekler sonrası bizim hücum oyuncuları,kenar oyuncuları ve Fatih Terim'in idmanlarini düşününce üç maç sonra revire döner takım.Bunu görmek için kâhin olmaya gerek yok,o yüzden üçlü defans felan sezonun kabusu olur bizde.Aman deyim!
Üçlü oynamak ve fatih hoca demek yeterli olacaktır bence. 96-2000 arası ft olsa tereddüt bile etmem ama şimdi ki ft bıkmış bir td görüntüsü veriyor. hiç bir detaya çalışmıyor uğraşmıyor
 
Bilmem hiç bölgesel amatör ligi maçı izlediniz mi? Dün BAL Ligi kalitesinde top oynadık ve o kalitede bir gol yedik.
Teşbihte hata olmaz üstadım. Bu seviyede yapılacak hata değil bu. Zaten bunun gibi kaç tane pozisyon oldu. Rakip becerikli olsa hiçbir şey yapmadan en az 2 tane daha sallamışlardı.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt