Dostum iyi de...
1. Paran kış döneminde şöyle çok emin şekilde transfer edebileceğin, çok net hücumculara yetmiyor. En azından ödeme planını kabul ettiremiyorsun. Yani işte Mikautadze bile ne kadar net, ne kadar şüphesiz bir adamdı tartışılır. Onu bile alamadık Lyon'dan. Satılık oyuncu havuzu da dar. Gidip yine ıskarta mal mı alacaksın alternatif olsun diye? Iskarta alternatif zaten Yusuf Demir var. Ne değişmiş olacak ki başkasının Yusuf Demir'i gelince...
2. Hadi diyelim buldun o net adamı. Paran da yetti. 20m'luk adamın var yani kadroda. 20m'luk adam mı çoğu maçta yedek kalacak? Mertens mi? Yunus mu? Barış mı? Bu performanstan sonra istisna haller dışında Yunus'u yedek bırakırsan kaybedersin. Barış zaten takımın dinamosu gibi, kötü gününde bile çok faydalı. Mertens rotasyona sokulabilir ama müthiş bir sezon geçiriyor ve takımın hücum beyni konumunda. O riski ne kadar alabileceksin?
3. Avrupa listesine giremeyen adamlardan ligde alacağın verim düşmeyecek mi? Kutucu "ulan 2-3 Avrupa maçı oynarız diyorduk, listeye almadılar, ligde de müzmin yedeğim, ne anladım bu işten, keşke sezon sonu gelseydim" demeyecek mi mesela? Kafasında bu düşünceler dönen "çok da güvenmediğini" belli ettiğin bir adama zor dediğin fikstürdeki BJK deplasmanında, Trabzon deplasmanında hadi gir gol at dediğinde verim alabilecek misin? Sallai de keza öyle. Ki zaten benim senaryolarda bile bir kişi kalacak dışarıda ama bir kadro 1-2 mutsuz adamı kaldırır, 3-4 tane oldular mı başlar takım kimyası bozulmaya.
Çok yönlü düşünmeye çalışıyorum yani. Yoksa elbette takımım daha güçlü olsun isterim. Ama işte takımın gücü her zaman sadece kadrodaki oyuncu isimlerine bakmıyor, biraz da takım kimyasına, moraline falan da bakıyor.