Kesinlikle aynı düşüncedeyim. Şampiyonlar Ligi konusu işin dürüstcesi prestij meselesi... Yönetim,teknik heyet, futbolcular hedefimize ulaştık diyorsa(olası elenmede başarısız gözükmek istemiyorlar-bence de değiller) fazla birşey beklememek gerekiyor. Aslında yanlış fikir de değil. Olmadık hedefler koyup,uçup gerçekleştirememektense kendine gerçek hedefler belirleyip hedefe emin adımlarla yürüyüp hedefini her geçen sene yükseltmek gerekir. Hiç kimse Shalke'ye fark yemediğimiz sürece elenmemize karalar bağlayacak hali yok. Ama tabiki eğer çeyrek finale bir adım kalmışsa, ve orası futbolcular için bir vitrin, Fatih Terim için Avrupa'da saygınlığının kaldığı yerden devamı, yönetim için özgüven... Yani ellerinden geleni yapıp bu turu da atlamak istiyeceklerdir. Hatta güçlü ekiplerin birbirleriyle çarpışmaları olası çeyrek finalde zayıf artık çeyrek finale kalabilmiş ekiplere ne kadar zayıf diceksek, Yarı finale en büyük 4takım arasına kalmamız mümkün olabilecek. Dileğim budur...
Şampiyonlar Ligi'nden çok ben lig için transfer beklentisi içindeyim. Sonuçta yeni gelen transferden gelir gelmez süper katkılar beklemiyorum ben. Shalke maçımıza kadar yeni transferimiz yada transferlerimiz ne kadar takıma alışır ne kadar %80 verimli oynayabilir tartışılır... Dediğim gibi şampiyonlar liginden elensekte kimse bu saatten sonra birşey diyemez. Ama lig bizim için önemli. Hem her sene şampiyonlar liginde var olabilmek adına, hem de yarattığımız sinerjinin devam edip büyümesi adına...
Transferlere gelince alınmış olmak için transfer yapmazlar umarım. Benim tranferler konusunda hep aynı şeyi düşünmüşümdür. Gerekiyorsa 1tane transfer yap ama transfer yaptığın alandaki açığı 4-5 sene kapatsın. Stoper, sol bek, 10 numaraya ihtiyacımız var, yada 4-4-2 oynuyacaksak Burak'ın yanına gerçek bir striker... Yani 3 tane transfere ihtiyacımız var şahsi düşünceme göre... Melo'nun durumuna göre sene sonunda 4e de çıkabilir tabiki... Gönül ister ki 3 tane taş gibi transfer yapılıp süper bir ekip kuralım ama şahsen belirli bir bütçe belirledilerse bunu 3 e bölüp oyuncuların kalitelerini düşüreceklerine bir tane yapsınlar ama kralını getirsinler... Kralından kastım ismi cismi takımı değil... Genç ve gerçekten kalitesini ispat etmiş yada ediceğine herkesin inandığı birisi.. Risk var mı her zaman var... Ama benim düşüncem bu yönde... Ama umarım bu sene son kez bütçeyi ikinci plana atıp 3tane taş gibi transfer yapar ve ligi domine edip, şampiyonlar ligi için güzel bir ekip yaratırız... Belki bana kızacaklar vardır, bütçeyi düşünmezsek ilerde sıkıntı yaşarız vs, bütçeyi emin olun sizin kadar ben de düşünüyorum... Ama bu sene bu risk alınır bence, çünkü eğer bu sene bu ekibi kurabilirsek, beşiktaş zaten dağılmış durumda kolay kolay toplayamaz, fenerbahçeyi de psikolojik olarak bitirip, taraftar desteği vs dağıtmış oluruz... Zaten şuan buna çok müsaitler... Ben en az 7-8 senelik bir üstünlük kuracağımızı fark atabileceğimizi düşünüyorum.. Sonuçta beklediğimiz başarı gelirse, yatırımlar karşılığını bulmuş olur... Ha olmazsa da beşiktaş gibi olmayız fırsatı değerlendirmeye çalışmış ama başaramamış oluruz en fazla...
Bu arada sürekli takip ediyorum bazı arkadaşlar şimdiden güvenlerini kaybetmişler, umutsuzlar vs... Lütfen arkadaşlar bu işlerin böyle basit işler olmadığını farkedin siz de... Sonuçta artık teknoloji çağındayız... Afrika'daki geleceği parlak 16 yaşında bir çocuğu Japonya'daki adamlar biliyor... Yani herkes biliyor, kimsenin keşfedemediği bir oyuncu keşfetmek bence kesinlikle basit birşey değil, şans lazım biraz... Geleceği olan futbolcular doğal olarak talibi olan bir sürü takım var, onlar da nedenlerini bildiğiniz sebeplerden dolayı diğer klüplerin 2katını teklif etsek de geleceğini düşünerekten porto vs gibi takımlara gidiyor. Eee adamlar da haksız değil yani, Türkiye'de futbol gelişimi soru işareti, sertlik desen alası var, ne kadar takip edilen bir lig muamma... Yani hem kaliteli adam alacaksın, hem geleceği parlak genç olucak yaşını başını almamış olucak bunlar zor işler... Emin olun yönetim de teknik heyette bizimle aynı düşüncededirler... Medyanın gazına gelip kendinizi üzmeyin...
Ve birbirinizin değerini bilin, boş yere kalp kırmayın, tartışmak güzeldir, sonuçta herkes aşık olduğu renkler için en doğru olan şeyi düşündüğü için tartışmaya giriyor, bazıları da harbiden saçma şeyler yazıyor ama ne olursa olsun hepimizin aşkı aynı, sırf bu yüzden bile alaycı, gırgırcı şeyler yazıp karşınızdaki insanı küçük düşürmeyin, yapabiliyosanız düzgün bir şekilde ona fikrinin neden yanlış olduğuna ikna etmeye çalışın ama olmuyosa zorlamayın... Kim bilir belki bize çok saçma gözüken şeyler doğrudur...
Kusura bakmayın baya uzun yazdım, yorumları takip ediyodum ama yazmıyodum galiba baya bir özlemişim yazmayı affınıza sığınıyorum ve hepinizi seviyorum... İyi ki varsınız ve iyiki aranızdayım...