Aynisini dusunuyorum. Ama yine de camia olarak besiktasi ve bizi karsilastirmak cok yanlis. Besiktas sonucta ucuncu buyuk, bunu da herkes biliyor icten ice. O yuzden besiktas gibi bir camiada sabir gerektiren bir politika izleyebilirsin.
Mesela herkes bizim "14 senelik bu cile bitsin artik bu sene" olayinin buyuk bir takimin sampiyon olamadigi en uzun sure diye bilir. Oysa besiktasin 15 sene sampiyon olamama durumu vardir. Ama Galatasaray, Turkiye'nin buyuk kulubudur, elitin takimidir; besiktas arabaci takimidir. Bizim camia, her ne kadar elestirsekte, surekli idari olarak bir deprem halindedir, cunku basarisizliga tahammul yoktur. Sadece ve sadece istikrarli bir sekilde basarili olanlar efsanemiz olurlar.
Besiktasta ise her sey cok daha kolaydir, bir sene daha bekleyin demek istifaya davet sebebi degildir. Bugune bugun arada sirada cektikleri acilarla ovunen bir taraftar grubu olmasi da bundandir.
Fiko besiktasi gibi bir camiayi en iyi yonetilebilecek sekilde yonetiyor. Dursunun ne yaptigi belli degil. Ama Fiko gibi bir menemenci Galatasaray'da olmaz, olamaz. Sonucta aslan, basi dik yurur renktas. Alninin akiyla cabalar. Yurtdisindaki devleri alasagi etmeye cesareti vardir hep.
Biz ne zaman ki idari kadrodaki yozlasmayi kirariz (ki yakin zamanda olacak gibi) o zaman iste bizi kimse tutamaz. Ha tabi devlet destekli fener disinda. Onlarin da gucu 4 sezonda 1 anca yetiyor iste.