Tribün Performansı Rezalet

Bu sene bir acayiplik var. Ua amigoları her maç türkü söylüyor
 
Telefonları kırıp atmak gerekiyor telefon la stada gelmek yasaklanmalı. Ulan yenik bile olsak millet flaş açıp şov yapacak ulan sarmıyor artık uyutuyorsunuz topçuları şu flaş açıp salak salak sallamayı bırakın.
 
Pandemi dönemi tribünler seyircisiz oynanmasaydi maçlar o sene tek golle şampiyonluğu kaçırdığımız sezonu muhtemelen 4. Veya 5. Bitiririrdik yemin ederim öyle olurdu. Düşünün artık statta ki taraftarin maçlara olan negatif etkisini.
 
90'lı yılların ortalarında başlayan kombine sisteminin tribünlerde ki oranı arrtıkça sosyete oranı da arttı.

96-97 sezonu Ali Sami Yen'de Kapalının %40'ı kombine iken ertesi sene %80'e çıktığı ve kapalının bittiği yıldı. O günden bu güne de artın tribün diye bir şey kalmadı.

Ali Sami Yen'de tüm kaleler zaptedilene kadar değil 90 dakika, uzatmaya giden kupa maçlarında da 120 dakika inletirdik.
 
Son düzenleme:
bizimkiler atağa çıkarken topu ayağında gevelediğinde veya geriye oynadığında aşırı bir homurdanma var. böyle oyuncuların eli ayağına dolaşıyor
En nefret ettiğim şey. Bi de tam tersini denediler bugün emin bayrami yaptığı hatadan sonra alkışladılar sürekli ulan arkadaş nerden tutsan elinde kalıyor çocuğun aklında o hatayı hep taze tuttular alkış yaparak. Yaa arkadaş tepki verme yapacağın rakibi ıslıklamak top bizdeyken tepkisiz maçı izleyebilirsin. Islık yaaa bu kadar basit ıslık kadar rakibin beynini büzüştüren başka sinir bozucu bi hareket yok
 
En nefret ettiğim şey. Bi de tam tersini denediler bugün emin bayrami yaptığı hatadan sonra alkışladılar sürekli ulan arkadaş nerden tutsan elinde kalıyor çocuğun aklında o hatayı hep taze tuttular alkış yaparak. Yaa arkadaş tepki verme yapacağın rakibi ıslıklamak top bizdeyken tepkisiz maçı izleyebilirsin. Islık yaaa bu kadar basit ıslık kadar rakibin beynini büzüştüren başka sinir bozucu bi hareket yok

selam mustafa

en son nezaman tavuklu makarna yedin
 
Sucuk tayfa kafasina göre takiliyor diger taraftarda buna eslik etmiyor sonuc ortada
 
Futbolcuların konsantrasyonu bozulmasın diye çıt çıkarmadılar
 
instagram bebeleri, twitter duyarcıları ve pembe yanaklılar ile dolu bir stad
 
Taraftar soyleymis taraftar boyleymis, rakip her topu aldiginda 50metrede Torreire'dan baskasi yok.

Gaza getirecekmis.
 
Yıllardır böyleyiz zaten, hatta ASY'nin son dönemleri bile pek tat vermiyordu, takım iyiyse iyiydik, kötüyse kötü. Şimdi iyi olduğumuz zaman bile taraftar tat vermiyor.

Yıllardır da maçlara gidemeyen biri olarak bunları söylemeye erinirdim, kendim gitsem çünkü ben de kendimi yırtamam muhtemelen. Ama olaya yanlış yerden baktığımı fark ettim. Konu tamamen organize eksikliği, seyirciliği herkes yapar ama taraftarlık ayrı bir olay, onu öğrenmen lazım. Bunun için de birilerinin seni organize etmesi lazım, yönlendirmesi lazım. Ultraslan bunu tek başına doğrudan yapamaz, onların kendi kitleleri var. Sade kale arkasından yönetemezler. Ama yönetim bu işe el atarsa bir şeyler değişebilir. Komik gelecek belki ama önce neyi eksik yapıyoruz onu tespit etmek lazım. Farklı ülkelerin rakip takımı baskı altına alan taraftar performanslarını izleyip doğruları yazacaksın. Ondan sonra işte Ultraslan'la bir araya gelip taraftarın tamamını nasıl işin içine dahil edebilirsin, nasıl millet boğazını parçalamaya gerek kalmadan maçın içine çekilebilir onun üzerine düşüneceksin ki bence taraftarın maçlara etkisi minimum yüzde 25. Biz eksik performansla oynuyoruz şu an.

Sonuçta İngilizler analarının karnından maç içindeki pozisyonlara nasıl tepki vereceklerini bilerek doğmadılar. Onlar da birbirlerinden görerek öğrendiler. Maçın hep içinde kalmayı, doğru alkış temposuyla bile aslında takımı bir düzenin içine sokabilmeyi öğrendiler. Hatırlayın Beşiktaş Liverpool'u sırf alkış temposuyla yendi İstanbul'da yaw. Şaka gibi ama gerçekten oldu bu. Oyuncular olduklarından bayağı bir yüksek oynamışlardı.

Benim naçizane tavsiyem budur. Kimseden gidip de taraftarlığı kendi kendine öğrenip münferit ortam yaratmasını bekleyemem şahsen. Bu zamanla olacak bir şey.
 
Artık ülkemizde bir maça gitmek orda yemesi içmesi dönmesi filan zengin insanların yapabileceği birşey, hatta daha ileri gidiyorum bizim iç saha maçlarına avrupadan gurbetçiler ve araplar gelmeye başladı artık kadın taraftar sayısıda eskiye göre çok arttı. Sonuç olarak eskiden passolig işi yoktu, kombine çok azdı, biletleri daha alt seviye yani bağırıp çağıran tipler alıyordu. Şimdi gelenler video ve foto çekip instaya atma peşinde, onlarada birşey diyemiyorsun adam dünyanın parasını vermiş bir sürü zahmet çekmiş stada ulaşimda istediğim gibi takılırım diyor. Son gittiğim maçta geçen sezon bir tiribün amigosu bağırın lan diye yırtınıyordu mesela kimse yerinden bile oynamadı, tabiki takımın iç şişiren strese sokan futbolu da bunda büyük etken takır takır oynayıp en az 2 farkı bulsak taraftarda coşar.

SM-G990E cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Geri
Üst Alt