Geçen sene de yazmıştım. Yine yazıyorum: Bu Fatih Terim gitsin diyenler varya, Allah uzun ömür versin de hoca vefat etse Prandelli dönemi gibi ilk dönemde hocanın mezarının başına gidip Allah’a yalvarırlar “Rabbim hocayı dirilt, gerekirse beni al” diye.
Artık ben de hoca gitsin istiyorum. Gitsin de gelsin bir Alman, İngiliz, İtalyan, İspanyol görelim bakalım modern futbolu.
Hocanın kadro seçimi, inadı vs(bir sürü konuda) ben de eleştiriyorum valla buradakilerden fazla eleştiriyor olabilirim. (Buraya yazmasam da) Dün kadroyu gördüm sövdüm mesela ama şundan eminim işte: Dün bize 5 atan Schmidt bize gelse geçen sene 2. Bile yapamazdı. Bizdeki futbol iklimi çok farklı, futbol falan yok TFF, Koç, başkaları; ortam çok farklı. Döviz kuru, yabancı sınırı, hakemler. Yaw futbol bilgisi konusunda 100 tane temel eksiği olan ama atletizmiyle ligde iş yapan Onyekuruyı 2 milyon euro basıp kampa yetiştiremiyoruz, muhtemelen son gün 500bin euro daha düşüğe alırız hesaplarındayız. Dünkü rakibin hangi oyuncusunu bonservis verip alabiliriz. Sıfır. Hee bunlar bahane mi? Değil. Slavia Prag, Bodo, Molde, Midyat örnekleri var eyvallah ama onlar yetiştirici kulüp olup iyi oyuncular bulurlarsa iyi paralara satmanın yanında yarışmanın içine de dahil oluyorlar ama bu riski alabiliyorlar. Çünkü attıkları kurşun karavana olsa bile kimsenin sikinde olmaz. Midyat şampiyon olamasa yani taraftarı barda içmeye, sabah da sıfır moral bozukluğuyla işe gitmeye devam eder. Burası öyle değilki hep şampiyon olmak zorundasın. Mancini aldı Hayroviç, Ontivero. Ne oldu? Pikachuları geliştirip Rainchu mu yaptı ne oldu? Bir yaprak olmadı onlardan da.
Ülkedeki futbol Eric Gerets dönemindeki kadar temiz ve bağımsız değil maalesef. Arkadaşların önce bunu anlaması lazım.
İnan Hoca üzerinde Z kuşağı hakkında hak etmedikler bir övgü olmasa topa girmeyecektim de. Abuk sabuk bağlantılar.