Karagümrük önündeki Galatasaray'la, Domenec ilk defa bir maça çok iyi başladı.. 15-20 dakika falan, bu sene gördüğümüz en iyi Galatasaray'ı izledik.
Tabii bunda hakemin daha dördüncü dakikada icat ettiği bir penaltı, hemen arkasından, Cicaldau- Babel ikilisinin göze çok hoş gelen verkaç atağının golle sonuçlanması da vardı. 12'nci dakikada 2-0 öne geçilince, Karagümrük için açık oynamaktan başka çare kalmadı. Ama, ondan sonra da sahada Galatasaray kalmadı.
..Ve sahaya o çok akıllı 11'i çıkaran Domenec Hoca da, kenardan oyunu seyre başladı, âdeti olduğu üzere.. Eğer Karagümrük'te topa düzgün vuran bir, tek bir kişi olsa, maç 2-0'dan hatta gidebilirdi.
Kaçan penaltı, penaltıdan daha kolay pozisyonlarda topu dışarı attılar, durmadan..
Galatasaray seyircisine, arkasına yaslanıp rahat maç seyretmek haram sanki...
Fener böyle yakalarsa oyuyor.
Galatasaray yakalarsa, seyircisi maç sonuna dek ıstırap çekiyor..
Aynen de öyle oldu.. Hele o sahanın en kötüsü Pesiç'e attırılan penaltı kaçmasaydı..
(Beşiktaş penaltısını da sahanın en kötüsü attı. O da kaçırdı tabii.. Maçın başından beri kötü oynayan bir adamın penaltıyı iyi atmasını beklemek, nedir hocalar.) Domenec, hâlâ Halil kimliğini tanıyamadı.
Bu genç adam en iyi forvet arkası.. Onu 90+3'te Gomis'in yerine almak, çocukla alay etmek.. "İki dakka sahada görün de tam prim al" demek.. Sadaka mı veriyorsun, yok ettiğin gence be adam?.
Gomis varken, Halil santrfor arkası oynar.. Hele Kerem de kanatta ise.. O zaman gör, yok etmek için adeta çırpındığın bu gencin ne olduğunu..
Kerem çıktığında Barış'ı, Taylan çıktığında da Halil'i alacaktın, mesela..
Huluç