Bugün psikoloğa gitsek, oturup yirmi yıl, on yıl öncesini anlatsak, kendine yeni bir uğraş bul, geçmişi ardında bırak, yenilen der.
Biz ne yapıyoruz vize ve finale takılan öğrenci gibi Ocak Temmuz güz-bahar dönemi, yaz okulu gibi süreçle yönetiliyoruz.
Çalışmayana, üretmeyene ekmek yok diyoruz. Kalkıp üretemeyenler için destek istiyoruz.
Ama 4 yıl üst üste şampiyon yaptı ama Uefa kupası aldı artık ekonomi bu denli kötüyken yol yaptı yeğenim demeye benziyor.
Eleştiri yapanlara da daha iyisi yok ki bu ligde o bu tutmaz, varsa öner o zaman, çok biliyorsan sen yap demelerde telefonunu çıkart hele bakalıma benziyor.
Taraftarı müşteri yerine koymayı biliyorlar madem bunları da sindirecekler. Hakaret etmiyorum, sadece takımıma sahip çıkıyorum. Düne sahip çıkmak, dün üzerinden avukatlık etmek, avunmaktan, bugünkü başarısızlığa kılıf olmaktan ibaret olmamalı. Asıl nasıl çıkarız biliyor musunuz, onu bugünlere taşıyıp hedeflerimizi daha da büyüyeterek.
Bu ülkede tepeden tırnağa yapılan en büyük yanlış da bu zaten bir; sorumluluk almamak ve sürekli parmakların suçlu olarak başkalarını göstermesi iki; sevilen kişinin hatasız ve kusursuz olduğuna körlük derecede inanmak.
Bunu diyenleri de tabii anında düşman olarak ilan etmek. Ben sevenlerini hiçbir zaman için düşman olarak görmedim ama en büyük zararı onların verdiğine inandığımı söyledim.
Kaybedince bile gurur duyacağım takımı gerilerde bırakmışım, artık büyük denizde değil derede boğuluyoruz. Haliyle tepkili olmamız normal. Ben daha önceki her başarısız hocaya büyük tepkiler koydum, Terim'in şu an içinde bulunduğu durumun benim için onlardan bir farkı ve ayrıcalığı yok. Vefa tek taraflı olacak bir duygu değil. Kaldı ki üç sene de göstermişiz. Daha ne yapalım...