Arkadaşlardan biri, Van Gaal'in batırdıgı kadroyu Rijkaard toparladı anlamında birseyler yazmış. Pes diyorum.
- Bakalım şimdi Van Gaal ve Rijkaard donemine:
Van Gaal'in takımında Riquelme(pek oynatmazdı) Rochemback, Geovanni(sonrasında Benfica ve Hull'da oynayan), F.De Boer, Saviola, Kluviert, Reiziger, Gabri, Cocu, Patrik Andersson, Overmars gibi oyuncular vardı.
Rijkaard gelmeden once kim bu oyuncuları gonderip dogru oyuncuları seçmişse O'dur, Barca'yı ilerideki yıllarda zirveye taşıyan. O yaz takım neredeyse baştan aşagı değiştirildi. Rijkaard direkt yeni kadro ile çalışmaya başladı. Yeni kadro o kadar dogru seçimlerden oluşmuştu ki kim olsa başarılı olurdu.
Deco(Porto), Eto'o(mallorca), Sylvinho(Celta vigo), Belletti(Villareal), Guily Ludovic(Monaco), Gio Van Broc., Marquez(Monaco), Queresma(S.Lizbon) ve Ronaldinho(PSG) alındı. Unutmadan ekleyeyim Rijkaardçılar, bir onceki sezon Ş.Ligi finalini Monaco - Porto oynamıştı. O takımlardan Deco, Marquez, Guily Ludoviç gibi oyuncular alındı. İspanya içinde yıllardır başarılı olan Syvinho gibi bir bek alındı. Mallorca'da patlama yapan Eto'o alındı. Riquelme gibi maç içi kopan bir adam yerine Ronaldinho alındı.
Kısacası 2002-2003 van Gaal kadrosu ile 2003-2004 Rijkkard kadrosu cok farklı. Ve bu trasnferler takımın başına geçmeden yapıldı. Goruldugu gibi 9-10 tane direkt ilk 11 oynayabilecek adam alınmış ve eski kadrodan yine bir o kadar adam gonderilmiş.
Bir başka arkadaş 3-5 sene sonra pişman olacagımızı, M.United ferguson orneğinden yola çıkarak anlatmış.
- M.United hiçbir zaman barca gibi transferci bir kulup olmamıştır. Barca ozunde transferci bir kuluptur, babanıza abinize sorun. Ya da arastırın, R.Madrid'ten bu yonden cok farkı yoktur. Alt yapıdan iyi bir jenerasyon yakalamıştır o başka, transfere sıkça başvurmak başkadır. Yukarıda yazdıgım gibi 2002 oncesinde de, sonrasınında da neredeyse takımı iki sefer baştan asagı değiştirmişlerdir. Bir de lutfen somut yazalım. Manu ile Barca cok farklı. Manu 92'den beri iskeleti daima koruyarak gelmiştir. Yaptıkları cogu transfer yeri gelmiş takıma bile girememiştir, Manu'da gelenekeleri yıkmak, fomayı almak oyle bi,rgun de pek olmaz. Barca oyle değil, basarısız oldugu anda F.bahçe'den farkı yoktur. Manu ise bizim 92-200 arası gibi transfer yapsa da ana kadroyu kolay kolay bozmaz.
Bir diger arkadas ise, Rijkaard'ın basarısını sadece transfere baglarsak kolay kaçmış, kahve yorumundan farkımızı kalmayacagını belirtmiş.
F.De Boer, P.Andersson vb pili bitmiş eski yıldızlar, Geovanni vb. olmayacak genç yıldız adayları, işe yaramayan kadro oyuncuları gonderildi. Yerine o donem en formda olan orta sınıf takımlarının yıldızları, 1-2 superyıldız, ve performansı istikrarlı İspanya içinde kendini kanıtlamış adamları topladılar ve başarı geldi, kim geçse bir onceki basarılı olurdu. Şimdi kalkıp durum somut olarak buyken, sırf entellektuel olsun derinde daha baska sebepler bulayım diye, olmadık soyutlamalar, cıkarımlar yapmanın anlamı var mı? Transferci bakış acısı sizi entellektuel olarak tatmin etmese de gercek bu. Ben ne yapayım?
Birseyler yazacaksak lutfen somut yazalım. gerek Rijkaard'ın artıları ve eksileri konusunda, yaptıgı değişimler konusunda, Barca'nın yakın tarihi ve transferlerin etkisi konusunda vs.
Not: Rijkaard kotu antrenor demiyorum. Bunu demekle orta yolcu-idare eden gorunmek istememin zerre alakası da yoktur. Rijkaard kompleksim ya da onyargım olmadıgı gibi, herhangi bir aşırı sevgim, idol yapma, tabiri caizse tapınma durumumda yoktur. Daha once de yazmama rağmen bir kez daha yazayım: Rijkaard, Klinsmann, Hagi, van Basten, Vialli, Leonardo, Oguz Çetin, Maradona vb.(hatta Beckenbaur-Almanya'da buyudum bu arada) buyuk futbolcuların, futbolculukları sayesinde basamakları atlayarak, olumlu onyargılarla, kendilerini kanıtlamadan cok onemli takımların başına geçirilmiştir. Yoksa bu buyuk oyuncuların hiçbiri bulndukları konumla, td'likleri arasında bir bağ yoktur. Bu tip antrenorlere karsıyım. Mourinho, Udo lattek, Rahhagel, Van Gaal, Bilardo, Hiddink gibi antrenrlukte butun basamakları kazıyarak gelenlerle bu adamlar aynı sartlarda yarışmıyorlar. Hagi direkt Romanya Milli takımının başına geçti, Rijkaard Hollanda'nın, Klinsmann Almanya'nın, Maradona Arjantin'in. Hangisi td'lik basarısı nedeniyle Milli takımın başına geçti? Hiçbiri, hepsi de buyuk oyuncuydu ondan geçti. H.Şükür'ü bugun Milli takımın başına geçmesi gibi birsey bu olay. Magath gibi hem buyuk oyuncu hem de buyuk hocalarda olabilir. İkisi birbirinden bağımsız iki olaydır bana gore. Ama buyuk oyuncular, oyunculuktaki artılarını antrenorlukte kullanarak haksız guc saglıyorlar bu adil gelmiyor bana.