Cevap: # Frank Rijkaard | Teknik Direktör
türk futbolcusunun gerçeğini her hafta çatır çatır yüzümüze vuran teknik direktördür, fakat türkiye'de hala hiçbir birey kendisini anlamadığı gibi yok efendim gitsinde, yenisi gelsin gibi yorumlar yapmakta.
olaya beşiktaş cephesinden bakarak başlıyorum. çok değil 1 hafta önce schuster basına helsinki maçı öncesi müthiş bir açıklama yaptı fakat bu açıklama bir çoklarının gözünden kaçtı ve kaçırıldı. "nihayet yabancı sınırlaması olmadan takımı sürebilicem" dedi schuster. helsinki maçı kadrosuna bakanlar, ismail köybaşı,cenk ve ekrem dağ'dan başa türk oyuncu sahada göremediler. o maçta bu 3 türk nasıl oynadı diye soranlar maçın entrylerine bakabilirler.
(bkz: 17 ağustos 2010 beşiktaş hjk helsinki maçı)
peki rijkaard'ın açıklamaları neydi sezon sonunda, kadrom kalitesiz, yetersiz. aslında sorun bu, türk futbolcuları gerçekten kalitesiz. altyapıdan beri kimse öğretmiyor bu adamlara topsuz alanda nerde durulur, top olmadan futbol nasıl oynanır. varsa yoksa top gelsin herkes çalım atsın. çocukluğum geçti genç takımlarda, tek yaptığımız iş saha etrafında 5 tur atıp, topla oynamaktı. herkes çocuk olduğu için canımıza minnetti, top oynuyoruz işte. mental özellikler nasıl gelişti diye sorsan, cevap 0. bir iş nasıl başlarsa öyle gider. 18 yaşında kadar oturması gereken özelliklerin hiç biri bizim topçulara verilmiyor. 18'şnden sonra gelen para ile oturup bu adamların hakkaten mental çalışıcağını zannediyorsanız, koca bir çılgın olduğunuzu düşünmeye başlıyorum.
bunun üzerine kimse çıkıpta olur mu öle şey, böyle değerli lig, sadece forması bile rakipleri elemeye yetmeli demesin. kendimizi bu kadar yüksekte görmenin mantığı yok. milyon dolarlık iki takım; fenerbahçe ve galatasaray'ın durumu ortada. elde tutulur başarı sıfır, futbolcular mental olarak sıfır, yabancılarla direnmeye çalışan bir fenerbahçe, yabancılarının tamamı revirde olan bir galatasaray. onları geçtim milli takım'ında durumu ortada. gazla, bağırma ile gelen yarı final sonra kaçırılan dünya kupası. sistem oturtmadan günü kurtarmaya çalışan hocalar ve oyuncular. aslında türk oyuncusuda çakal, işine geldi mi canavar gibi oynar ama yeri geldi mi paşa paşa yatar. kimse herkesin hayali avrupa demesin. çatır çatır paralarını alıyor türkler burda. avrupaya gidip aynı maaşa imza atıp, vergiden dolayı %40 kaybetmiyorlar paralarından. herkes canıma minnet yaşarken, olay tuncay'a patlar. futbol oynuycam dedi, oynamaya gitti, herifin üzerinden yapılmayan taşak kalmadı. zamanında tugay'da böyleydi, adamı nasıl karşılıycağımızı şaşırdık. emre ve nihat efendi nasıl koşa koşa döndü ülkeye, oturup bi hatırlamak lazım. götümüze girebilir korkusu ile yazmıyorum daha fazlasını.
şimdi konu dağılmadan toparlamak lazım. iki yüzlü galatasaray taraftarı değilmiydi geçen sene rijkaard'a yeteri kadar zaman tanınsın diyen. nereye kayboldu o taraftar uefa'dan elenince. gerçeğimiz bu, hem taraftar olarak hem takım olarak.bunu anlatmak için daha ne yapsın size takım. arda turan önderliğinde yeteneksiz gs türk oyuncuları, zaten gidiş biletlerini biliyorlar sakatlar düzelince, teknik direktörün ayağını kaydırmak en basit numara. bunu milan gibi takım bile yapıyorsa yeri gelince, galatasaray niye yapmasın.
olan biten taraftara olur başka kimseye olmaz. rijkaard burayı bırakınca sanıyormusunuz ki kariyeri bombok olucak. tamamen hayır, gidip x bi takımda çatır çatır şampiyonlar ligi kazanıcak, bizde öyle bakıcaz ulan bizde neydi ne oldu diye...
adam zaten oydu, biz bir bok değildik. bunu geçmişte de anlamadık, şimdi de anlamıycaz. hiçbir zaman anlamıycaz belki de.
eksisozluk