Ileriye yayilmaya calistigimiz vakit, her defasinda orta sahada top semih ile Ahmet´de bitiyor, diger oyuncular markajda. Oyunun geneli, takimin boyu uzun, oyuncular bir birinden uzak. Ileride cogalamiyoruz, rakibi rahat getirerek, pozisyon verip, hata yapma sansimizi yükseltecek bir duruma düsüyoruz...
3´lü defansi begenmem, kökten karsi olmak istemedim, ama anadolu kulüplerini bile cok zor yendigimiz bu dizilisten, neden vazgecmek istemiyor, bir türlü kavrayamiyorum. Adana macindan sonra bu sevdadan vazgececek dedim. 4-4-2 ile kisa sürede 4:0 yaptigimiz maci, son 15-20 dakikada 3´lü savunmaya gecerek 4:0 geriye düsmüs takima karsi, kafasiz tavuk gibi oynamaya baslayip, iki top yapamaz hale gelip, baski yemeye basladik. Bir pozisyon bile üretemedik sonrasinda.
Bu görüntüyü canli bir sekilde gördükten sonra, artik vazgecer dedim. Ama hala devam etmesine anlam veremiyorum, bu net takintidir. Istedigi kadar filozofik konussun, bir bek cikar, bir bek geride kalir gibisinden, bu net Juventus zamanindan kalmis bir takinti. Farkli bir dizilis ile yensede, öne gecsede, mac cok iyi gitsede, illaki o degiskligi yapacakmis görüntüsünü veriyor.
Anadolu kulübü yenemedigimiz oyun anlayisi ile, ligin takim olarak en organize oynayan, rakibine karsi cikiyoruz.
Takimi calistirmasini, taviz vermemesini, sertligini felan nekadar begensem de, bu konuda hayal kirikligi olusturuyor. Bu maceralara girmese su an bu maca lider ile aramizda max. 4 puan ile cikiyor olurduk.