- 20 Ağustos 2017
- 24.229
- 16.508
- 1.898
Senin de bu konudaki fikirlerini ogrenmek isteriz. Konuya bir parmak atar misin?Salihim mağara sıcak galiba kısa kollusun![]()
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Senin de bu konudaki fikirlerini ogrenmek isteriz. Konuya bir parmak atar misin?Salihim mağara sıcak galiba kısa kollusun![]()
Ne olacaksa olsun modundayım , 15,20 yıl sonrasını görmek bile istemiyorumbu ülkeden bir dikim olmaz arkadaşlar
daha beter olacak hatta
aklı olan kaçar gider
yakın gelecekde bir selefi devleti kurulacak
büyük katliamlar yaşanacak
Uzun uzadıya yazdığın için teşekkürler satom, ben nasıl sorularla işi kıvırıyorum sen de kıvırabilirdintoplum kavramının kendisi zaten teorik bir soyutlama olduğu için, yani toplum insan-toplaşmasının nötr/tarafsız bi betimlemesi olmadığı için değer yargısı ekleniyor. ahlaki yönden değil ama bişeyi bütünselleştirmeye çalışmanın zaten değerlendirmeyi içermesi yönünden. burayı herhangi bi normativite olmadan, tamamen biyolojik olarak düşünmek gerekiyor çünkü doğada varlıksal ayrıcalığa sahip "toplum" diye bi nesne yoktur. yani, biz "toplum" diye düşünürken, onu ikinci derece bütünsel bi kavram yapmış oluyoruz ki "masum" bi durum değil bu. çünkü toplanmışlık "toplum" demek değildir, post-değerlendirme "toplum" denen şey de "komünite" anlamına gelmez. toplum bunun için insanların bir aradalığı değil, onlar birlikteyken "neler olduğunun" ne şekilde soyutlandığı ve bu soyutlamaların ne şekilde paylaşıldığı/alımlandığı vs.
tönnies ayrımı somutlaştırdığı ölçüde meşruiyetini yitirebilir çünkü sadece semptoma yoğunlaşmış oluyor. cemaat sosyal öncesi bir "masumiyet" durumu değil, cemiyet de onun paraziti olarak var oluyor, doğal olarak yiten şeyler de ideoloji olarak geri dönüyor. bunlar tarihsel olarak tamamen dolanık durumlar.
Arifim konu feci şekilde bir çok parmakla kurcalanmış, bu sebeple mikrofonu değerli üstadım yorumları son derece kalın olan @Serhan Artemis e bırakıyorumSenin de bu konudaki fikirlerini ogrenmek isteriz. Konuya bir parmak atar misin?
Şimdi insanın her çözümlemesi ve tanımlamasının bir değer yargısı ürettiği varsayımından yola çıkarsak ağzımızı hiç açmamamız gerekecek, böyle bir şey pek mümkün olmadığına ve olamayacağına göre ne yapmamız gerek?!
Artık uçak var reis gemiyle kimse uğraşmazİsteyen Vahdettin gibi gemi ile kaçabilir. Biz her zaman buradayız. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e sonuna kadar sahip çıkacağız.
Yok hocam ben senin ciddili yorumunu almadan surdan suraya birakmam.Arifim konu feci şekilde bir çok parmakla kurcalanmış, bu sebeple mikrofonu değerli üstadım yorumları son derece kalın olan @Serhan Artemis e bırakıyorum![]()
Georg simmel ile aramız nasıl heis denedin mi hiç?doğanın çelişkiden ibaret olduğunu ve farkların indirgenemez olduklarını görmemiz gerek. bunun için yapmamız gereken de her kavramı durmadan eleştirmek. yani eleştirinin kendisine tutunmak. ki bu yeri geldiğinde eleştiriyi de eleştirmek anlamına geliyor. bu tutumu olumsuzlayan tüm "ideolojiler" başarısızlığa mahkum. doğa hareket demek olduğu için, sadece ona paralel bi konumlanışın tutarlı olabileceğinden söz edebiliriz, işin özeti.
frankfurt'a tesirleri bağlamında biraz biliyorum heis ama direkt kendisini kapsamlı okumaya zamanım olmadı hiçGeorg simmel ile aramız nasıl heis denedin mi hiç?
Renktaş olanlar hep aynı zaten yıllardır. Sadece isimler ve aktörler değişiyor. 2005 - 2006 yılları falan daha mevcut iktidarın yeni olup her yere o kadar hakim olamadığı dönem. Bir meslek odasında başkanı ve özellikle çevresi ana muhalefet partisini destekleyen ve sözde büyük demokrat olduklarını iddia eden tipler neler neler (torpiiler, kıyaklar) çeviriyordu. Yabancı dilin y.sini bilmeyen tiplere yabancı dil üzerinden olan sınavlara girmeden verilen işletme yetki belgeleri.Yahu siz niye sürekli aşırı uçlarda savruluyorsunuz, biri diğerine woke olmakla ötekisi berisini faşist olmakla suçluyor. Siz orta yol nedir bilmezmisiniz?! Niye sürekli ifrat tefrit arasında gidip geliyorsunuz?! İşte yeni neslin problemi burada yatıyor ölçülü olamıyor. Gerektiği gibi davranmasını bilmiyor. Çünkü adil ve ılımlı olmak para etmiyor, karakterlerinin sivrilmesine izin vermiyor. Öfkenizini dizginleyin ve adil olun, bi kerede olsa karşı tarafın da haklı olabileceğini ihtimallerinizin arasına alın. Ya / ya da demeyi biraz olsun bırakıp hem / hem de demeyi öğrenin.
Neyse boşuna konuşuyoruz...
Zor ama değişik bir kafa öneririmfrankfurt'a tesirleri bağlamında biraz biliyorum heis ama direkt kendisini kapsamlı okumaya zamanım olmadı hiç
İnsanların bu denli öfkeli olmasının bir sebebi hatta başat sebebi de bu zaten renktaş, haksız da sayılmazlarBence şu an en büyük sıkıntı genel olarak ekonomik problemler. Onlar biraz düzelse bence insanlar daha rahat nefes hale gelir.
İsteyen Vahdettin gibi gemi ile kaçabilir. Biz her zaman buradayız. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e sonuna kadar sahip çıkacağız.
Geçen mayısa ayında bu sığınmacılar bizim Silivri'de ki evin etrafını pislikleri ile sarmışlar. Arada çit olmasa bahçeye kadar da girip her türlü pisliklerini oraya da koyacaklar. Annemler baya artık rahatsız olmakta son noktadaydılar. Atladım gittim buradan pisliklerini atmaya (kaç kişi çıkarsa çıksın umursamadan). Atarken önce 1 tane lavuk geldi ne oluyor gibisinden, buna doğru adım attım geri çekildi korkudan titriyordu. Sonra 1 tanesi daha geldi oda yemedi. Ah keşke hamle yapsalardı da kafa kafaya vursaydım ikisini.Bugün Atatürkcüyüm diyenler herkesden daha çok selefi olacak Murat
Aynısı Suriyede yaşanıyor
Herkes bir gaza gelecek o gün geldiğinde
Konunun her zaman temeline inmek gerekir. Bu noktada bir ülkenin niteliğini, kalitesini ve derinliğini en küçük yapı taşı olan aile kavramı belirler. Ben genel anlamda sevgisiz, inançsız büyüyen insan sayısının günbegün arttığını görüyorum. Bu insanlar hasbelkader aile olduklarında da evlatlarını: " Kendi başının çaresine bak! " mesajı ile yetiştiriyorlar. İnançta olmayınca şeytani bir ego ile açgözlü, ahlaksız ve kalbi nasırlaşmış insanlar ile doldu çevremiz. Ve hemen hemen hepsi haz odaklı bir hayat yaşıyorlar. Haz anlık bir duygudur ve sürekli kovalarken bulur insan kendini. Bu kovalamaca daha da insanı vahşileştirir. Toplumdaki genel mutsuzluk halinin temelinde de huzuru değil, hazzı kovalayan güruhun artması var. Uzun lafın kısası aşırı bireysellik, toplumsal biliçten izole olmuş beyinlerle kendi doğal seleksiyonumuza doğru gidiyoruz. Nasılsa dünya kocaman bir yer diyorlar ve yanılıyorlar. Hepimiz aslında sadece ve sadece oda arkadaşıyız..Yok hocam ben senin ciddili yorumunu almadan surdan suraya birakmam.