toplumsal çöküş

bu ülkeden bir dikim olmaz arkadaşlar
daha beter olacak hatta
aklı olan kaçar gider

yakın gelecekde bir selefi devleti kurulacak
büyük katliamlar yaşanacak
 
toplum kavramının kendisi zaten teorik bir soyutlama olduğu için, yani toplum insan-toplaşmasının nötr/tarafsız bi betimlemesi olmadığı için değer yargısı ekleniyor. ahlaki yönden değil ama bişeyi bütünselleştirmeye çalışmanın zaten değerlendirmeyi içermesi yönünden. burayı herhangi bi normativite olmadan, tamamen biyolojik olarak düşünmek gerekiyor çünkü doğada varlıksal ayrıcalığa sahip "toplum" diye bi nesne yoktur. yani, biz "toplum" diye düşünürken, onu ikinci derece bütünsel bi kavram yapmış oluyoruz ki "masum" bi durum değil bu. çünkü toplanmışlık "toplum" demek değildir, post-değerlendirme "toplum" denen şey de "komünite" anlamına gelmez. toplum bunun için insanların bir aradalığı değil, onlar birlikteyken "neler olduğunun" ne şekilde soyutlandığı ve bu soyutlamaların ne şekilde paylaşıldığı/alımlandığı vs.

tönnies ayrımı somutlaştırdığı ölçüde meşruiyetini yitirebilir çünkü sadece semptoma yoğunlaşmış oluyor. cemaat sosyal öncesi bir "masumiyet" durumu değil, cemiyet de onun paraziti olarak var oluyor, doğal olarak yiten şeyler de ideoloji olarak geri dönüyor. bunlar tarihsel olarak tamamen dolanık durumlar.
Uzun uzadıya yazdığın için teşekkürler satom, ben nasıl sorularla işi kıvırıyorum sen de kıvırabilirdin 😉

Aynı şeyi söylüyoruz ama yukarıdaki yazında daha çok yapısalcı ideolojik bi hava sezdim, "Türkiye'de toplum mu var?!" demek, toplum denen şeye olumlu yani müspet bir değer atfetmek oluyor, ve ülkemiz özelinde ise böyle bir toplum örneğinin bulunmadığından dem vuruluyor senin kaleminden. Şimdi insanın her çözümlemesi ve tanımlamasının bir değer yargısı ürettiği varsayımından yola çıkarsak ağzımızı hiç açmamamız gerekecek, böyle bir şey pek mümkün olmadığına ve olamayacağına göre ne yapmamız gerek?! Daha az ideolojik ya da daha fazla ideolojik bir skalanın daha az kısmında gezinmemiz bence yeterli olur aksi taktirde söz söyleyemeyiz.

"Toplum" olamamış bir toplum da bir toplumdur. Aynı ahlaksızlığında bir ahlak olduğu gibi, vurucu olması için özellikle değer yargısı kullandım!

Sen topluma bir değer yargısı atfetmekte ifadelerinden anladığım skalananın bence üst katmanlarında bense belki benim yanılgımdır alt katmanlarında pinekliyorum.

Yanisi hikikomori yoruldum yazmaktan... 😄
 
Şimdi insanın her çözümlemesi ve tanımlamasının bir değer yargısı ürettiği varsayımından yola çıkarsak ağzımızı hiç açmamamız gerekecek, böyle bir şey pek mümkün olmadığına ve olamayacağına göre ne yapmamız gerek?!

doğanın çelişkiden ibaret olduğunu ve farkların indirgenemez olduklarını görmemiz gerek. bunun için yapmamız gereken de her kavramı durmadan eleştirmek. yani eleştirinin kendisine tutunmak. ki bu yeri geldiğinde eleştiriyi de eleştirmek anlamına geliyor. bu tutumu olumsuzlayan tüm "ideolojiler" başarısızlığa mahkum. doğa hareket demek olduğu için, sadece ona paralel bi konumlanışın tutarlı olabileceğinden söz edebiliriz, işin özeti.
 
İsteyen Vahdettin gibi gemi ile kaçabilir. Biz her zaman buradayız. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e sonuna kadar sahip çıkacağız.
 
doğanın çelişkiden ibaret olduğunu ve farkların indirgenemez olduklarını görmemiz gerek. bunun için yapmamız gereken de her kavramı durmadan eleştirmek. yani eleştirinin kendisine tutunmak. ki bu yeri geldiğinde eleştiriyi de eleştirmek anlamına geliyor. bu tutumu olumsuzlayan tüm "ideolojiler" başarısızlığa mahkum. doğa hareket demek olduğu için, sadece ona paralel bi konumlanışın tutarlı olabileceğinden söz edebiliriz, işin özeti.
Georg simmel ile aramız nasıl heis denedin mi hiç?
 
Arkadaşlar şimdi yazacağım bu mesajdan ötürü muhtemelen beni topa tutacaksınız lakin düşüncelerim bu yönde;

1- Mevcut ülke insanının çok büyük bir kısmı hiçbir zaman ne Cumhuriyeti, ne özgürlüğü, ne gerçekten insan gibi yaşamayı hak etti, zaten ne de istedi. Hiçbir bunları kıymetini bilmiyor, bilmeyecek. Hatta onlara göre bunlar kötü şeyler... Çünkü çoğunluğu -aşağılamak için söylemiyorum gerçekten böyle düşünüyorlar- ister toprak ağası deyin ister padişah deyin fark etmez, birisinin altında yaşamayı uygun gören, bunun peşinden giden, laikliği değil şeriat koşullarında yaşamayı savunan bu nedenle Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kafir gibi algılayan insanlar. Burada biraz olsun abarttığımı düşünebilirsiniz, ben mesleğim gereği ülkenin çok fazla yerine gittim, çok fazla insanla konuştum. Neler neler gördüm, duydum.

2- Herkes kendi evinin önünü temizlese derler ya. Veya çuvaldızı kendine batırma konusu... Bu ülke insanına şu nefret dili yerleşti artık, bundan sonra düzelmesi çok zor. Şu forumda bile -bi de herkes aynı takımı tutuyor düşünün yani- sırf bir futbolcuyu seviyor ya da TD'yi destekliyor ya da tam tersi, sizin desteklediğiniz oyuncuyu o desteklemiyor diye, özetle farklı fikre tahammülü olmayan ve farklı fikri var diye onu aşağılamaya kalkan çok fazla insan var. Kimse de durup lan ben napıyorum demiyor, çünkü bu dil, bu üslup artık oturdu. Normali bu. Tamam bu adam İcardi'yi seviyor deyip geçemiyor veya tamam bu adam İcardi'yi sevmiyor deyip geçemiyor. Nasıl seversin/sevemezsin ulan konusuna geliyor iş. Bi de üslup meselesi var.

Velhasıl biz kendimizi aydın görebiliriz ama şurada dahi aslında bizim de ne kadar etkilendiğimizi görüyoruz. Sen aklı başında bir birey olduğunu söylerken bi düşün bakalım neler neler yazıp çiziyorsun burada. Bu benim için de geçerli tabii ki.

Bu ülkenin düzelmesi için çok şey gerekli.
 
Yahu siz niye sürekli aşırı uçlarda savruluyorsunuz, biri diğerine woke olmakla ötekisi berisini faşist olmakla suçluyor. Siz orta yol nedir bilmezmisiniz?! Niye sürekli ifrat tefrit arasında gidip geliyorsunuz?! İşte yeni neslin problemi burada yatıyor ölçülü olamıyor. Gerektiği gibi davranmasını bilmiyor. Çünkü adil ve ılımlı olmak para etmiyor, karakterlerinin sivrilmesine izin vermiyor. Öfkenizini dizginleyin ve adil olun, bi kerede olsa karşı tarafın da haklı olabileceğini ihtimallerinizin arasına alın. Ya / ya da demeyi biraz olsun bırakıp hem / hem de demeyi öğrenin.

Neyse boşuna konuşuyoruz...
Renktaş olanlar hep aynı zaten yıllardır. Sadece isimler ve aktörler değişiyor. 2005 - 2006 yılları falan daha mevcut iktidarın yeni olup her yere o kadar hakim olamadığı dönem. Bir meslek odasında başkanı ve özellikle çevresi ana muhalefet partisini destekleyen ve sözde büyük demokrat olduklarını iddia eden tipler neler neler (torpiiler, kıyaklar) çeviriyordu. Yabancı dilin y.sini bilmeyen tiplere yabancı dil üzerinden olan sınavlara girmeden verilen işletme yetki belgeleri.

Sen burayı çok iyi çözmüşsün. Şimdi ben bunları biraz daha yazsam buradaki o uç tipler hemen buraya üşüşür. Bence şu an en büyük sıkıntı genel olarak ekonomik problemler. Onlar biraz düzelse bence insanlar daha rahat nefes hale gelir. Ben kendi adıma hiç bir zaman umutsuz olmuyorum.
 
Herkes kendi komşusunun önünü temizlemeli bence.
Yani demek istediğim herkes bildiği en iyi işi yapsın. Tüm komşularının evinin önünü temizlesin veya bacasını temizlesin veya bahçesini sulasın vs vs anladınız siz.
Böylece hem toplum içinde özerk olmuş oluruz hem de topluma faydalı olmuş oluruz.
 
İsteyen Vahdettin gibi gemi ile kaçabilir. Biz her zaman buradayız. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e sonuna kadar sahip çıkacağız.

Bugün Atatürkcüyüm diyenler herkesden daha çok selefi olacak Murat

Aynısı Suriyede yaşanıyor

Herkes bir gaza gelecek o gün geldiğinde
 
Bugün Atatürkcüyüm diyenler herkesden daha çok selefi olacak Murat

Aynısı Suriyede yaşanıyor

Herkes bir gaza gelecek o gün geldiğinde
Geçen mayısa ayında bu sığınmacılar bizim Silivri'de ki evin etrafını pislikleri ile sarmışlar. Arada çit olmasa bahçeye kadar da girip her türlü pisliklerini oraya da koyacaklar. Annemler baya artık rahatsız olmakta son noktadaydılar. Atladım gittim buradan pisliklerini atmaya (kaç kişi çıkarsa çıksın umursamadan). Atarken önce 1 tane lavuk geldi ne oluyor gibisinden, buna doğru adım attım geri çekildi korkudan titriyordu. Sonra 1 tanesi daha geldi oda yemedi. Ah keşke hamle yapsalardı da kafa kafaya vursaydım ikisini.

Hiç fark etmez ahbap biz her zaman buradayız.
 
Bugün Atatürkcüyüm diyenler herkesden daha çok selefi olacak Murat

Aynısı Suriyede yaşanıyor

Herkes bir gaza gelecek o gün geldiğinde
Ha o sırada bizden biri de, oradan komşu arabasının içinde oturduğu yerde iyi yaptın diyordu. Oda ayrı husus.

20250502_215441.webp
 
Yok hocam ben senin ciddili yorumunu almadan surdan suraya birakmam.
Konunun her zaman temeline inmek gerekir. Bu noktada bir ülkenin niteliğini, kalitesini ve derinliğini en küçük yapı taşı olan aile kavramı belirler. Ben genel anlamda sevgisiz, inançsız büyüyen insan sayısının günbegün arttığını görüyorum. Bu insanlar hasbelkader aile olduklarında da evlatlarını: " Kendi başının çaresine bak! " mesajı ile yetiştiriyorlar. İnançta olmayınca şeytani bir ego ile açgözlü, ahlaksız ve kalbi nasırlaşmış insanlar ile doldu çevremiz. Ve hemen hemen hepsi haz odaklı bir hayat yaşıyorlar. Haz anlık bir duygudur ve sürekli kovalarken bulur insan kendini. Bu kovalamaca daha da insanı vahşileştirir. Toplumdaki genel mutsuzluk halinin temelinde de huzuru değil, hazzı kovalayan güruhun artması var. Uzun lafın kısası aşırı bireysellik, toplumsal biliçten izole olmuş beyinlerle kendi doğal seleksiyonumuza doğru gidiyoruz. Nasılsa dünya kocaman bir yer diyorlar ve yanılıyorlar. Hepimiz aslında sadece ve sadece oda arkadaşıyız..
 
Geri
Üst Alt