Renktaş yazdıklarına büyük ölçüde katılıyorum ama şunu da eklemek lazım: bu tip “adaletsizlik” hissi sadece bize özgü değil. İngiltere'de de aynı şeyler konuşuluyor, hem de yıllardır.
Mesela Manchester United yıllarca "Fergie Time" diye dalga geçildi, “hakemler Alex Ferguson’dan korkuyor, uzatmaları sonsuza kadar oynatıyorlar” dediler. Adamlar ciddi ciddi bu yüzden şampiyonluklar geldiğine inanıyorlardı. Şimdi City için benzer şeyler var. “Petrol parasıyla ligin dengesini bozdular”, “finansal fair play diye bir şey kalmadı”, “Premier League bile diş geçiremiyor bunlara” diye ağzı olan konuşuyor. Şampiyon olduklarında kimse futbolla açıklamıyor, doğrudan sistemsel üstünlükle ya da dış destekle açıklıyor.
Liverpool taraftarları da VAR’dan dertli mesela. "Her kritik kararı aleyhimize veriyorlar", “bizi sistem dışına itiyorlar” falan diyorlar. Tottenham desen zaten her sezon “Big Six’in üvey evladı” modunda. Forumlarına girip bakabilirsin, sürekli "Sisteme dahil değilsen başarı şansın yok." gibi bir tartışma içerisindeler.
Yani uzun lafın kısası, bu “biz adalet istiyoruz” psikolojisi evrensel. Her büyük takımın taraftarı dönem dönem kendini dışlanmış, sistem tarafından itilmiş gibi hissediyor. Fark şu: bizde bu iş futbolu aşan yerlere gidiyor. Siyaset, medya, mafya, klikler falan işin içine girince zehirleniyor ortam.
Yoksa orada da herkes kendi takımının haksızlığa uğradığını düşünüyor ama işin sonunda hâlâ futbolun kendisine saygı var. Bizde ise bazen topu unutup sadece komplo konuşuyoruz.