Transfer Nöbeti #12 | 2025 Yaz Arşiv

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Müller ihtimali varsa bir saniye bile dusunulmeden hemen alinmaya calisilmali. Saha ici 1 faydasi olacaksa saha disi kisa vade ve uzun vadede 10 faydasi olur. Ben Bayern Munih'in 25 yillik efsanesi ile neden sozlesme yenilemez aklim almiyor. 2 sene daha Kontrat yap, sen de kalsin. Bu adam ekol sonucta. Bence Munih'in yanlis kararlarindan birisi....

Eger ihtimali varsa saniye dusunmeden almak lazim.
 
Renktaş yazdıklarına büyük ölçüde katılıyorum ama şunu da eklemek lazım: bu tip “adaletsizlik” hissi sadece bize özgü değil. İngiltere'de de aynı şeyler konuşuluyor, hem de yıllardır.

Mesela Manchester United yıllarca "Fergie Time" diye dalga geçildi, “hakemler Alex Ferguson’dan korkuyor, uzatmaları sonsuza kadar oynatıyorlar” dediler. Adamlar ciddi ciddi bu yüzden şampiyonluklar geldiğine inanıyorlardı. Şimdi City için benzer şeyler var. “Petrol parasıyla ligin dengesini bozdular”, “finansal fair play diye bir şey kalmadı”, “Premier League bile diş geçiremiyor bunlara” diye ağzı olan konuşuyor. Şampiyon olduklarında kimse futbolla açıklamıyor, doğrudan sistemsel üstünlükle ya da dış destekle açıklıyor.

Liverpool taraftarları da VAR’dan dertli mesela. "Her kritik kararı aleyhimize veriyorlar", “bizi sistem dışına itiyorlar” falan diyorlar. Tottenham desen zaten her sezon “Big Six’in üvey evladı” modunda. Forumlarına girip bakabilirsin, sürekli "Sisteme dahil değilsen başarı şansın yok." gibi bir tartışma içerisindeler.

Yani uzun lafın kısası, bu “biz adalet istiyoruz” psikolojisi evrensel. Her büyük takımın taraftarı dönem dönem kendini dışlanmış, sistem tarafından itilmiş gibi hissediyor. Fark şu: bizde bu iş futbolu aşan yerlere gidiyor. Siyaset, medya, mafya, klikler falan işin içine girince zehirleniyor ortam.

Yoksa orada da herkes kendi takımının haksızlığa uğradığını düşünüyor ama işin sonunda hâlâ futbolun kendisine saygı var. Bizde ise bazen topu unutup sadece komplo konuşuyoruz.
Liverpoollular a bir şey diyen yok ama mesela şimdi o kendi taraflarindan, önüne geleni aldi adamlar. Bu yıl 300 milyon pound falan harcadi , harcayacak belki daha da fazla hatta. Insanlar her zaman kendilerine geldigi zaman susuyor karşısındaysa salliyor kirletiyor. Bunun milleti yok açıkcası. Insalıgın doğasında var sanırım.
 
Canlar 1 hafta boyunca neden sıkılıyo, mağlup olduk, puan kaybettik diye mi?

Yoksa sarı lacivert bir şer örgütünün her türlü adaletsizliği kendine hak gördüğü, gaye hiç her yolu mubah gördüğü toksik bir futbol iklimi yarattığı için mi?

Fener gayet kurallara uyan adil rekabet eden sıradan centilmen bir futbol takımı olsa yenildiğimde canım niye sıkılsın bir hafta?!

Türkiyede özellikle biz Galatasaraylılar için futbol hak ile batılın mücadele ettiği bir arena olarak görülüyor. O yüzden ne zaman adil kurallar dahilinde siradan bir insan eğlencesine döner biz de dingilizler gibi teatral bir eğlence olarak bakabiliriz futbola, keşke!
Alakası yok futbola gönül veren tüm taraftarlar için o 1 hafta çileli geçer, uyuyamayan vs sayısız insan tanıyorum

Konunun bahsettiğin şeylerle alakası yok.

Hatta son dönemde bu azaldı eskisine göre.
 
Renktaş yazdıklarına büyük ölçüde katılıyorum ama şunu da eklemek lazım: bu tip “adaletsizlik” hissi sadece bize özgü değil. İngiltere'de de aynı şeyler konuşuluyor, hem de yıllardır.

Mesela Manchester United yıllarca "Fergie Time" diye dalga geçildi, “hakemler Alex Ferguson’dan korkuyor, uzatmaları sonsuza kadar oynatıyorlar” dediler. Adamlar ciddi ciddi bu yüzden şampiyonluklar geldiğine inanıyorlardı. Şimdi City için benzer şeyler var. “Petrol parasıyla ligin dengesini bozdular”, “finansal fair play diye bir şey kalmadı”, “Premier League bile diş geçiremiyor bunlara” diye ağzı olan konuşuyor. Şampiyon olduklarında kimse futbolla açıklamıyor, doğrudan sistemsel üstünlükle ya da dış destekle açıklıyor.

Liverpool taraftarları da VAR’dan dertli mesela. "Her kritik kararı aleyhimize veriyorlar", “bizi sistem dışına itiyorlar” falan diyorlar. Tottenham desen zaten her sezon “Big Six’in üvey evladı” modunda. Adamlar diyor ki: "Sisteme dahil değilsen başarı şansın yok."

Yani uzun lafın kısası, bu “biz adalet istiyoruz” psikolojisi evrensel. Her büyük takımın taraftarı dönem dönem kendini dışlanmış, sistem tarafından itilmiş gibi hissediyor. Fark şu: bizde bu iş futbolu aşan yerlere gidiyor. Siyaset, medya, mafya, klikler falan işin içine girince zehirleniyor ortam.

Yoksa orada da herkes kendi takımının haksızlığa uğradığını düşünüyor ama işin sonunda hâlâ futbolun kendisine saygı var. Bizde ise bazen topu unutup sadece komplo konuşuyoruz.
Yahu ben neredeyse -kendimi nispeten makul bir taraftar olark görürüm - özellikle son sezonda Ali Koç ile Netanyahu arasında bir fark gòrmemeye başlamıştım.

Bizim ligdeki sıradan bir futbol bir spor müsabakası adaletsizliği değil ki kökten bir yaşama biçimi zulmü.

Türkiye'deki futbol özellikle son dönemdeki futbol iklimi dünyadaki hiçbir futbol ortamına benzemiyor.

Bakın bunun bir sonrası insanların birbirini yemesi birbirine ölüme varan zarar vermesi, böylesine bir kutuplaşma var toplumda.
 
demirbay mertens cueasta sol kanat mi oynuyor ne alaka?
Ekin renkdaş, isimlere takılma; hoca oynatmadı, oynatmayacaktı da. Şampiyonluktan sonra hiçbir genci oynatmadı, gidecek olanları oynattı.. belki de ödüllendirmek istedi, bilmiyorum... Berat da oynayamayacağını bildiği için kiralık olarak gitti.. bende biliyorum sende biliyorsun Berat kaliteli topçuydu, kalsaydı rotasyonda da değerlendirilebilirdi. Şansızlığı Sane ve Zaniolo oldu.
 
Alakası yok futbola gönül veren tüm taraftarlar için o 1 hafta çileli geçer, uyuyamayan vs sayısız insan tanıyorum

Konunun bahsettiğin şeylerle alakası yok.

Hatta son dönemde bu azaldı eskisine göre.
Yapma başkan, başkan yapma,
Son dönemlerde alinin baş sebep olduğu anarşik bir düzlem var
 
Liverpoollular a bir şey diyen yok ama mesela şimdi o kendi taraflarindan, önüne geleni aldi adamlar. Bu yıl 300 milyon pound falan harcadi , harcayacak belki daha da fazla hatta. Insanlar her zaman kendilerine geldigi zaman susuyor karşısındaysa salliyor kirletiyor. Bunun milleti yok açıkcası. Insalıgın doğasında var sanırım.
Abi işin doğrusu, bu “kime ne zaman ne yarıyorsa o haklı” hali sadece bizde yok.
İspanya’da Barça - Real savaşında her iki taraf da yıllardır “hakemler onları kayırıyor” diye bas bas bağırıyor. Guardiola döneminde Barça’ya "Unicef desteklisiniz ulan siz, size dokunmak yasak" diyordu Madrid tarafı, “UEFAlona” falan diyorlardı.
İtalya zaten rezaletin kitabını yazdı. Juventus, hakemleri ayarladığı için ligden atıldı 2006’da. Şimdi bile Milanlısı, Napolilisi Juve’ye "sistem çocuğu" gözüyle bakıyor.
Almanya desen sessiz sakin gibi ama orada da “Bayern hakem kararlarında avantajlı”, “federasyon koruyor” diye Dortmund tayfası dertli.
O yüzden işin özü şu: adalet, herkesin başkasında aradığı ama iş kendine geldi mi unuttuğu bir şey. Ligler değişse de huy aynı. Yine de bizde işin dozu daha yüksek, çünkü sadece hakemle değil; medya, siyaset, federasyon, her şey devreye giriyor.
 
Benfica
Lizbon
Porto

Şunların göğüs sponsorluğu gelirini bulabilecek müsait birisi var mı

Bulurum da iş yapıyorum bir yandan
 


Salı veya çarşamba niye? Madem artık imza aşaması pazartesi de bitirilebilir ama herhalde Osimhen'de ülkesinden Milano'ya gelecek sanırım daha sonra Kavukçu ile birlikte TR'ye gelecekler planlama bu herhalde.
 
Benfica
Lizbon
Porto

Şunların göğüs sponsorluğu gelirini bulabilecek müsait birisi var mı

Bulurum da iş yapıyorum bir yandan

Benfica​

Benfica, Emirates ile olan ana göğüs sponsorluğu anlaşmasını 2029 yılına kadar uzattı. Medya raporlarına göre bu anlaşma, kulübe yıllık 8 milyon Euro kazandırıyor. Toplamda 2029'a kadar 40 milyon Euro'luk bir değeri olduğu belirtiliyor. Benfica, bu anlaşmanın kulüp tarihinde bir ana göğüs sponsoruyla imzalanan "en uzun ve en kazançlı" anlaşma olduğunu iddia ediyor. Ayrıca, kulüp kol sponsorluğu için spor bahis şirketi Betano ile 2026-27 sezonuna kadar bir anlaşma yeniledi.

Porto​

Porto, ana göğüs sponsorluğu için Betano ile dört yıllık bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma hem A takımını hem de B takımını kapsıyor. Anlaşmanın değeri kamuoyuna açıklanmamış olsa da, daha önceki sponsorluk anlaşmalarına kıyasla daha yüksek bir gelir getirdiği düşünülüyor. Porto'nun önceki ana sponsoru Altice (MEO) ile 2015 yılında imzalanan 10 yıllık, 457.5 milyon Euro'luk geniş kapsamlı bir anlaşması bulunuyordu; bu anlaşma yayın haklarını ve forma sponsorluğunu içeriyordu. Betano, Porto'nun daha önce resmi bahis sponsoru olarak yer alıyordu ve şimdi göğüs sponsorluğunu üstlendi.

Sporting CP (Lizbon)​

Sporting CP'nin ana göğüs sponsorluğu geliri hakkında spesifik ve güncel bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak, kulübün genel sponsorluk anlaşmaları ve değeri hakkında bazı bilgiler mevcuttur. Sporting CP'nin Betano ile forma sponsorluğu anlaşması olduğu bilinmektedir. Ayrıca, Inetum gibi farklı şirketlerle de sponsorluk anlaşmaları bulunmaktadır, ancak bu anlaşmaların forma özelinde ne kadar gelir sağladığı net değildir. Sporting CP'nin tahmini net değeri 268.1 milyon Euro civarındadır.
 
Ekin renkdaş, isimlere takılma; hoca oynatmadı, oynatmayacaktı da. Şampiyonluktan sonra hiçbir genci oynatmadı, gidecek olanları oynattı.. belki de ödüllendirmek istedi, bilmiyorum... Berat da oynayamayacağını bildiği için kiralık olarak gitti.. bende biliyorum sende biliyorsun Berat kaliteli topçuydu, kalsaydı rotasyonda da değerlendirilebilirdi. Şansızlığı Sane ve Zaniolo oldu.
lakabinin hakkini veriyorsun renktas
 
Yapma başkan, başkan yapma,
Son dönemlerde alinin baş sebep olduğu anarşik bir düzlem var
Yav benim söylediğim bundan bağımsız bir şey

Samsun yenilince Samsunlu, Trabzon yenilince Trabzonlu o haftayı kötü geçiriyor, bu hep böyleydi.

Oradaki adam maçını izleyip dağılıyor, çoğı zaman bir etkinlik gibi görüyorlar maç öncesi alkol, yenerlerse maç sonrası kutlama. Zaten statlar hep full falan.

Bizdeki bakış öyle değil.
 

Benfica​

Benfica, Emirates ile olan ana göğüs sponsorluğu anlaşmasını 2029 yılına kadar uzattı. Medya raporlarına göre bu anlaşma, kulübe yıllık 8 milyon Euro kazandırıyor. Toplamda 2029'a kadar 40 milyon Euro'luk bir değeri olduğu belirtiliyor. Benfica, bu anlaşmanın kulüp tarihinde bir ana göğüs sponsoruyla imzalanan "en uzun ve en kazançlı" anlaşma olduğunu iddia ediyor. Ayrıca, kulüp kol sponsorluğu için spor bahis şirketi Betano ile 2026-27 sezonuna kadar bir anlaşma yeniledi.

Porto​

Porto, ana göğüs sponsorluğu için Betano ile dört yıllık bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma hem A takımını hem de B takımını kapsıyor. Anlaşmanın değeri kamuoyuna açıklanmamış olsa da, daha önceki sponsorluk anlaşmalarına kıyasla daha yüksek bir gelir getirdiği düşünülüyor. Porto'nun önceki ana sponsoru Altice (MEO) ile 2015 yılında imzalanan 10 yıllık, 457.5 milyon Euro'luk geniş kapsamlı bir anlaşması bulunuyordu; bu anlaşma yayın haklarını ve forma sponsorluğunu içeriyordu. Betano, Porto'nun daha önce resmi bahis sponsoru olarak yer alıyordu ve şimdi göğüs sponsorluğunu üstlendi.

Sporting CP (Lizbon)​

Sporting CP'nin ana göğüs sponsorluğu geliri hakkında spesifik ve güncel bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak, kulübün genel sponsorluk anlaşmaları ve değeri hakkında bazı bilgiler mevcuttur. Sporting CP'nin Betano ile forma sponsorluğu anlaşması olduğu bilinmektedir. Ayrıca, Inetum gibi farklı şirketlerle de sponsorluk anlaşmaları bulunmaktadır, ancak bu anlaşmaların forma özelinde ne kadar gelir sağladığı net değildir. Sporting CP'nin tahmini net değeri 268.1 milyon Euro civarındadır.
LLM’e sorduysan sövücem
 
Salı akşamına doğru muhabirlerden "Galatasaray Osimhen transferini hafta sonuna kadar duyurmayı planlıyor" cümlesini duyacağıma emin gibiyim.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt