Günaydın İyi Nöbetler, mesai başlamasına az bir süre kala gece mesajlarını okudum da hala polyana olan renktaşlarımı farkettim. hala mevcut teknik kadro ile umudunu olanları gördüm. FT bizim efsanemiz hatta bu topraklarda yaşanamayacak yaşanması bir daha olması imkansız olan mutlulukları verdi bize, bu ona saygı duymamız için zaten en geçerli sebep, fakat hocamızın her hareketi her oyuna müdahalesi her kadro seçimi vs vs her şeyiyle formsuzluk akıyor. hatta artık futbolcularında kendisini sevmediğini düşünmüyor değilim. bu kadar kötü olmamızın 1 numaralı sebebi kendisidir.
Formsuzluk kelimesini doğru bulmuyorum renktaş. Huy değişimi, yaşlılık alametleri demek daha doğru olur.
Ben Hoca'nın yaşlılığını görünce şöyle bir tespitte bulundum:
* Yaşlanan kişi mütevazı biri ise bilgeleşiyor. Yaş almak yarıyor.
* Yaşlanan kişi egosu yüksek biri ise geriye gidiyor. Pozitif huylarının bir çoğu negatife dönüyor.
Hoca bilgeleştiğini zannediyor ama bence tam tersi.
Eskiden Hoca, sahaya hangi takım çıkarsa çıksın "11 kişiyiz" derdi ve bahane üretmezdi.
Sahada saçma sapan hareketler yapan oyuncuyu devreyi bile beklemeden oyundan alırdı. Belhanda hocanın gençliğinde olsaydı çoktan dayak yemişti mesela. Hiçbir maçta 45 dakikayı tamamlayamazdı.
Geçen sezon BJK maçında rakibi kötü yakalamışsın. Öndesin. Bir gol daha atma şansın var. Kontrollü oyuna döndük. Son maçta da kontrollü başladık nasılsa atarız mantığıyla. Son maçta bile korkak başladık. Eski Terim olsaydı geçen sene şampiyon olurduk.
Velhasıl, Hoca'nın kaldığı her gün, her maç bize sinir harbi yaşatır. Başarı ise hayal. Rakiplerimizle farkı açabileceğimiz bir dönemde onları sırtımızda taşıdık. Şimdi de transferlerini, ne kadar iyi takım kurduklarını konuşuyoruz.
Hoca'yla vedalaşmadan bu takım ileriye gitmeyecektir.