GSCimbom
Transfer Nöbeti #4 | 2025 Yaz Arşiv
Alper Altun

Transfer Nöbeti #4 | 2025 Yaz Arşiv Sayfa 303

Alper Altun ·

Cevap
9,6K
Okunma
472K
Sayfa
303/481
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Jelert 9
Frankowski 9
Zaniolo 10
Cuesta 5
Nelsson 10

burdan 43m toplayabilirsek kaleci ,stoper ve sağ bek bütçesi çıkarırız gibi o yüzden satışlar çok önemli
 
Kaleye stegen defansa dijk kanata leao forvete osimhen çeksen hoca bu nuhun gemisinden hallice ekibini değiştirip düzgün adamlar getirmediği sürece bu takım zaten 24e bile giremeyecek
 
Senin de başın sağolsun kardeşim. Sırf normale dönmeye çalışmam lazım dedim diye sana başımdan geçenleri anlatayım. Umarım ki kendini toparlamanda yardımcı olur.

2013 yılında Ekim ve kasım aylarında geçiyor olay. O zamanlardan beni tanıyanlar belki hatırlayacaklardır olayları. Ekim ayında bayram tatili için Ankara dan Malatya ya gittik. Ben eşim ve 3 aylık kızım. Annem rahatsızdı. Şeker hastasıydı ve unutkanlık başlamıştı. Normalde gitmeyecektim ama bu hastalıkta moral olsun diye şirketin aracını da aldık gittik. Tatil bitti ve dönüş yoluna düştük. Moralim de biraz bozuktu bırakıp döndüğümüz için. Yolda bir ara dolu yağdığı için yavaş gidiyordum. Bir ara karşı taraftaki aracın hakimiyetini kaybettiğini gördüm. Nasıl oldu bilmiyorum adam direksiyonu kırdı refüjden atladı ve üstüme doğru geliyordu. Allah ım önümden geçer inşallah derken birden gözlerim karardı. Bir anda kaplaranlık bir yerde buldum kendimi nefes almadığımı biliyordum. Ölüm demek ki böyle birşey dedim kendi kendime. Sonra bir anda ciğerlerime nefes dolduğunu hissettim ve dışarıdaki sesleri duymaya başladım. Gözümü açtım ve etrafıma bakarken 3 aylık kızımın annesinin kucağından arka koltuktan fırlayarak öne geldiğini ve vites kolunun üzerinde hiç hareket etmeden yüzü koyun yattığını gördüm. Önce onu çıkardılar sonra beni. Kızım nerede diye bağırırken beni sakinleştirmeye çalışanlar birşeyi yok annesinin kucağında dediler. İnanmadım ilk başta ama gerçekten annesinin kucağında ve ağlıyordu… hemen hastaneye götürdüler bizi. Ondan sonra kızımın kafatasında çatlak ve kanama olduğunu öğrendik. Çok korktum çok üzüldüm. Allah a çok şükür ki bebek olduğu için iyileşti ama 2 hafta yoğun bakımda kaldık Kayseri de…

Çıktıktan 1 hafta sonra ise bir telefon geldi bizi Malatya ya Çağıran… anladım ki artık annem yoktu… o kaza günü annemi son gördüğüm gün imiş… sonra derin bir depresyon dönemi oldu. O dönemde işimi de kaybettim. Derin düşüncelere daldığım bir günde aklıma şu geldi. Levent 2 hafta önce çocuğunu kaybedebilirdin. Ölüm her an var. Herkese var bir sebepten dolayı. Allah herkese hayırlı ömürler ve hayırlı ölümler nasip etsin. Allah sıralı ölüm nasip etsin. Kimseye evlat acısı yaşatmasın. Acılarınız taze ama acılarınıza kalan sevdiklerinize daha çok sarılarak atlatacaksınız.

Bu vesile ile ölen tüm sevdiklerinize allahtan rahmet, mekanlarının cennet olmasını dilerim…

Amin dostum. Anneniz başta tüm kayıplarımızın mekanı cennet olsun. Hayal etmekte zorlandığım zor bir dönem yaşamışsın. Yine de hikayenin sonunun en azından evlat acısına bağlanmamasıyla teselli buldum, baştan oraya gidecek diye endişelendim çünkü. Her ne kadar kendi çocuğum olmasa da biraz olsun anlayabiliyorum sanırım o acıyı. Evladınızın korkutucu durumdan sağlığına kavuşması biraz olsun teselli olmuş, belki de kader anne acısını kaldırabilmen için öyle gelişti. Kim bilir? Üzerinden de hayli zaman geçmiş, büyümüştür kızınız, umarım hala iyidir kendisi, Allah bağışlasın :) Çocuk sahibi olmayı istediğim dönemlerde kız çocuğu hayal ederdim, artık çeşitli sebeplerle çocuk istemediğime karar verdim ama zamanında hayalini hayli kurduğum için olsa gerek kız çocuk babası olamamanın minik bir uktesi de yok değil. Çok iyi olsunlar; hepsi, akıllı, güçlü, donanımlı birer genç birey olsunlar, bu saçma sapan dünyada kendilerine güzel bir hayat kursunlar.

Anneme gelince; yaşı ilerlemiş olsa da kontrol altındaki kronik sorunları dışında bir problemi yoktu. Bir gece iyi geceler dedi, yattı, uyudu ve uyanmadı, sabah yatağında cansız bulduk. Tabi ondan bile teselli buluyoruz hastalık, hastane, ameliyat, yatalaklık vs çekmedi diye, ki kendisi de hep öyle dua ederdi. Ancak bize büyük şok oldu tabi bu beklenmedik ölüm. Bir yandan yaşlı babam da çok üzüldü, çok hırpaladı kendini, ki hala biraz öyle. Onun sağlığı da olumsuz etkilenecek diye endişelenme kısmı da var işin ve tek çocuk olarak tüm bunların ağırlığını (elbette çevremizde destekçilerimiz olsa da) tam göbeğinden yaşayan tek kişi olarak zorlandım, zorlanıyorum. Yine de dediğim gibi hayat devam ediyor. Bir şekilde senin dediğin gibi sevdiklerimize sarılıyoruz ve işte GS de bizler için o sevdiklerimizden biri herhalde ki çok geçmeden buralara dönüp teselli arıyoruz.
 
Amin dostum. Anneniz başta tüm kayıplarımızın mekanı cennet olsun. Hayal etmekte zorlandığım zor bir dönem yaşamışsın. Yine de hikayenin sonunun en azından evlat acısına bağlanmamasıyla teselli buldum, baştan oraya gidecek diye endişelendim çünkü. Her ne kadar kendi çocuğum olmasa da biraz olsun anlayabiliyorum sanırım o acıyı. Evladınızın korkutucu durumdan sağlığına kavuşması biraz olsun teselli olmuş, belki de kader anne acısını kaldırabilmen için öyle gelişti. Kim bilir? Üzerinden de hayli zaman geçmiş, büyümüştür kızınız, umarım hala iyidir kendisi, Allah bağışlasın :) Çocuk sahibi olmayı istediğim dönemlerde kız çocuğu hayal ederdim, artık çeşitli sebeplerle çocuk istemediğime karar verdim ama zamanında hayalini hayli kurduğum için olsa gerek kız çocuk babası olamamanın minik bir uktesi de yok değil. Çok iyi olsunlar; hepsi, akıllı, güçlü, donanımlı birer genç birey olsunlar, bu saçma sapan dünyada kendilerine güzel bir hayat kursunlar.

Anneme gelince; yaşı ilerlemiş olsa da kontrol altındaki kronik sorunları dışında bir problemi yoktu. Bir gece iyi geceler dedi, yattı, uyudu ve uyanmadı, sabah yatağında cansız bulduk. Tabi ondan bile teselli buluyoruz hastalık, hastane, ameliyat, yatalaklık vs çekmedi diye, ki kendisi de hep öyle dua ederdi. Ancak bize büyük şok oldu tabi bu beklenmedik ölüm. Bir yandan yaşlı babam da çok üzüldü, çok hırpaladı kendini, ki hala biraz öyle. Onun sağlığı da olumsuz etkilenecek diye endişelenme kısmı da var işin ve tek çocuk olarak tüm bunların ağırlığını (elbette çevremizde destekçilerimiz olsa da) tam göbeğinden yaşayan tek kişi olarak zorlandım, zorlanıyorum. Yine de dediğim gibi hayat devam ediyor. Bir şekilde senin dediğin gibi sevdiklerimize sarılıyoruz ve işte GS de bizler için o sevdiklerimizden biri herhalde ki çok geçmeden buralara dönüp teselli arıyoruz.
Hayat güzel şeyler çıkarsın karşına renktaş. Tekrardan başınız sağolsun.
 
Bir önceki grup aşamasındaki takımları bilmistim 1. Pottan liverpool barca 2. Pottan atletico atalanta 3. Pottan ajax napoli 4. Pottan ise kizilyidiz monaco ya da celtic. Atletico ile deplasmanda oynayıp yeneceğiz. Oldum olası elimle tirnagimla nefret etmişim bu Atleticodan. Julian alvarz itine iyi bir ders olur.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt