- 24 Mayıs 2009
- 17.384
- 20.379
- 2.643
Hadi biraz Tottenham hakkında konuşalım. @Berk Can ile birlikte tuttuğumuz bir Premier lig takımı olduğu için bu sene takip ettim diyebilirim.
Önce sayısal bazı verileri verelim. Bu arada bu veriler sadece Lig maçlarını içerir.
10 maça çıktılar. En son Aston Villa karşısında 4-1 galibiyet almalarıyla birlikte 5 galibiyet 1 beraberlik 4 mağlubiyet; 22 atılan gol 12 yenilen gol.
Genel olarak 4-3-3 taktiği ile diziliyorlar ancak bazı oyuncular çok yönlü olduğu için maç içinde 4-2-3-1 4-2-4 şeklinde de görebiliyoruz. Hatta Everton maçında kesit kesit 4-1-3-2 dizilişini de gördük.
İdeal Tottenham formasyonu:
Tottenham takım olarak pozisyon bulmada hiç zorlanmıyorlar. Son hafta ile birlikte ligde 7.sırada olmalarına rağmen toplam xG sıralamasında Liverpool'un arkasında 21.40 ile ikinci sıradalar.
Pozisyon buluyorlar evet ama gole çevirme konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Dünyada zaten nadir bulunan striker tipinde akla gelen ilk isimlerden olan Harry Kane'in gidişiyle boşluğunu dolduramayacakları aşikardı. Nitekim yerine oynayan Solanke, Richarlison gibi isimler de bekleneni veremiyorlar. Atılan gollerdeki dağılım da bunu doğrular nitelikte
Brennan Johson 4
Solanke 4
Son 3
Maddison 3
Not: Bu gollerin hiç biri penaltıdan değil. Tottenham bu sezon ligde penaltı kullanmayan takımlardan biri.
Topla oynamayı seven bir takım yarattı Agne hoca. Ligdeki ortalaması %61. Bu oranı geçen tek takım herkesin tahmin edebileceği gibi Pep'in City'si.
Atak organizasyonlar sadece merkezden ya da sadece kanattan diyemeyeceğimiz kadar çeşitli. Öndeki oyuncular çok hızlı hareket ediyorlar, Maddison ve Kulusevski de ileriye çıkınca 5'li ve hızlı bir hat dizlimi görüyoruz. Bu da şut yaratma potansiyelini çok arttyor. 10 maçta çekilen 172 şut ile 2.sıradalar.
Gelelim biraz da sözel yorumlara. Bunlar bu seneki maçlarda gözlemlediklerim.
Önce Tottenham'ın güçlü olduğu taraflar;
Kane'in gidişi ile birikte tek adam olur dediğimiz Son bu sene istediği gibi başlamadı. Üst üste yaşadığı 2 sakatlık kendisini göstermedi dicem istatistikler sen ne diyon diyecek. 7 maça çıkalbildi 3 gol 3 asisti var. Yine de maçlarda ağırlığını koyan bir Son yok henüz. Fakat bu durum yepyeni bir bela doğurdu. Sağ kanadın sahibi Brennan Johson. Aşırı hızlı ve hareketli, çabuk düşünen, hızlı karar verebilen tehlikeli bir tip. Hatta şu an en tehlikeli isim o diyebiliriz.
Tottenham'ın en güçlü tarafları kanatları. Bunu sadece Son-Johson ikilisi var diye ya da bizim şu an en handikaplı tarafımız beklerimiz diye demiyorum. Öyle bir bekleri var ki artık, yılardır yok Walter-Peter, yok Emerson yok Doherty derken yeni bir Kyle Walker buldular diyebilirim. Pedro Porro sağ bekleri. Bu adam durmuyor sağ kanadı boydan boya kullanmakla kalmıyor, ceza sahasında bu kadar gol arayan bir bek uzun zamandır görmemiştim. Hem fizikli hem hızlı mücadeleyi çok seven bir tip. Bu sezon attıkları 2 kafa golünden biri Porro'ya ait.
Hem Johson hem Porro ile birlikte sol kanadımız büyük risk altında. Pedro Porro ısı haritası
Sol bekleri ise Udogie. Bana göre tam bir hamle oyuncusu. Hızlı kanatlarla karşılaştığında defansif zaafları çok öne çıkıyor.
Stoper ikilisi ise ideal koşullarda çok sert. Yıllar önce kurulan Vertonghen - Alderweild ikilisi gibi Romero - Van de Ven tandemi. Kaybetmezlerse iyi buldular.
Orta sahada Maddison çilingir rolünde. Kulusevski'yi aldıkları dönemde kanat performası yeterli görülmedi şimdi sağ içte deniyor Agne. Brennan içeri kaydığında Kulusevski de sağ kanada yerleşiyor.
Bissouma ise merkezde Dembele'den esintiler sunmaya çalışıyor. Fizik gücü yüksek. Sert oynamayı sever.
Gelelim takımın genel yapısına. Hızlı hücumları çok severler. 10-15 saniyede kendi kalelerinde pozisyon verdikten sonra bir anda Muslera'nın topu ağlarımızdan çıkarışını görebiliriz. 3-4 pasta ceza sahamızı ziyaret etmelerine çok sık rastlayacağız. Özellikle Son ve Brennan stoper-bek arasındaki boşluğu dikine ve etkili kullanır.
Korner almayı severler, Kornerlerin %90'ı altıpas içine atılır, taktiği bu şekilde belirlemiş hoca. Yaydaki ribaund bekleyenler de topla ilişkisi iyi olan isimler.
İçimiz şişti biraz da defolarından bahset diyorsunuz.
- Ön alan presi yapamıyorlar. Daha doğrusu hatlar arası iletişim bu pres esnasında kopuyor o yüzden rakipleri 2. bölgede karşılamayı tercih ediyorlar.
- Maddison ve Brennan bek kovalamaz. Bu konuda uyarı yediler ama yine de bildikerini okuyorlar.
- Baskıya açık bir takım. Presle oynayan takımlara karşı pozisyon vermekte cömertler. Ancak kalecileri Lloris'ten sonra belli ki uzun süre burada. Sağlam bir isim.
Dediğim gibi Tottenham pozisyon bulmada, şut yaratmada sıkıntısı olmayan bir takom ama gol atma becerisi resmen kayboldu. Solanke, Richarlison... Kucakta oynayan tipler.
Duran top savunması adeta yok hükmünde. Rakipler duran top kazandığında bütün forumda yas ilan ediliyor nerdeyse. Bizim de en iyi yaptığımız işlerden biri duran top organizasyonları. Bunu kullanabilirsek güzel şeyler olabilir.
Pres yemeye pek alışık değiller. Telaşa kapılabiliyorlar. Gerek kanatlar gerek merkezden akıllı ve etkili pres yaparsak gol-goller bulabiliriz. Ama dediğimi gibi bunu yaparken bir anda geride 5'e 4, 5'e 3 yakalanabiliriz.
Agne hoca değişiklik konusunda pek esnek bir isim değil. Bazı maçlarda 3-4 değişiklikle maçı tamamlamışlığı var. Bazı standart değişiklikleri
-Bissouma - Pape Matar Sarr
-Solanke - Werner
- Son - Werner
- Udogie - Ben Davies
Uzun bir takım aslında Tottenham ama duran top kullanma konusunda oldukça başarısız. Zaten 2 kafa golü var takımın bu 10 maçlık lig periyodunda.
Son yapılan açıklamalara göre yarın gelen kadroda Romero, Van de Ven ve Richarlison olmayacak.
Ben pek rotasyon yapacağını düşünmüyorum hafta sonu Ipswich maçı var ki kazanmalarına garanti bakılıyor, şöyle bir formasyon bekliyorum.
Yedeklerden oyuna girecekler bile belli.
Werner, Pape, Bentancur. Ekstra olarak Moore ve Gray de girebilir.
Tottenham çabuk rehavete kapılabiliyor. Pozsiyon bulması kolay olsa da vermesi de bi o kadar kolay. Brighton maçında ilk yarıyı 2-0 önde kapattılar. Buna rağmen Brighton geriden gelip 3-2 kazandı nitekim o maçın ikinci yarısında Tottenham nerdeyse topa dokunamadı. Tabi tam tersi de geçerli. 1-0'dan da 2-3 maç çevrildi Tottenham lehine.
Çift forvet mi çıkılsın tek forvet mi tartışması çok gereksiz. Palace 3-5-2 ile yendi Tottenham'ı. Arsenal 4-3-3 ile. Yeter ki oyunu okumada ve değişiklik yapmada geç kalmayalım. Yenme şansımız var ama unutmamak gerek karşımızda bir PL takımı var.
Önce sayısal bazı verileri verelim. Bu arada bu veriler sadece Lig maçlarını içerir.
10 maça çıktılar. En son Aston Villa karşısında 4-1 galibiyet almalarıyla birlikte 5 galibiyet 1 beraberlik 4 mağlubiyet; 22 atılan gol 12 yenilen gol.
Genel olarak 4-3-3 taktiği ile diziliyorlar ancak bazı oyuncular çok yönlü olduğu için maç içinde 4-2-3-1 4-2-4 şeklinde de görebiliyoruz. Hatta Everton maçında kesit kesit 4-1-3-2 dizilişini de gördük.
İdeal Tottenham formasyonu:
Tottenham takım olarak pozisyon bulmada hiç zorlanmıyorlar. Son hafta ile birlikte ligde 7.sırada olmalarına rağmen toplam xG sıralamasında Liverpool'un arkasında 21.40 ile ikinci sıradalar.
Pozisyon buluyorlar evet ama gole çevirme konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Dünyada zaten nadir bulunan striker tipinde akla gelen ilk isimlerden olan Harry Kane'in gidişiyle boşluğunu dolduramayacakları aşikardı. Nitekim yerine oynayan Solanke, Richarlison gibi isimler de bekleneni veremiyorlar. Atılan gollerdeki dağılım da bunu doğrular nitelikte
Brennan Johson 4
Solanke 4
Son 3
Maddison 3
Not: Bu gollerin hiç biri penaltıdan değil. Tottenham bu sezon ligde penaltı kullanmayan takımlardan biri.
Topla oynamayı seven bir takım yarattı Agne hoca. Ligdeki ortalaması %61. Bu oranı geçen tek takım herkesin tahmin edebileceği gibi Pep'in City'si.
Atak organizasyonlar sadece merkezden ya da sadece kanattan diyemeyeceğimiz kadar çeşitli. Öndeki oyuncular çok hızlı hareket ediyorlar, Maddison ve Kulusevski de ileriye çıkınca 5'li ve hızlı bir hat dizlimi görüyoruz. Bu da şut yaratma potansiyelini çok arttyor. 10 maçta çekilen 172 şut ile 2.sıradalar.
Gelelim biraz da sözel yorumlara. Bunlar bu seneki maçlarda gözlemlediklerim.
Önce Tottenham'ın güçlü olduğu taraflar;
Kane'in gidişi ile birikte tek adam olur dediğimiz Son bu sene istediği gibi başlamadı. Üst üste yaşadığı 2 sakatlık kendisini göstermedi dicem istatistikler sen ne diyon diyecek. 7 maça çıkalbildi 3 gol 3 asisti var. Yine de maçlarda ağırlığını koyan bir Son yok henüz. Fakat bu durum yepyeni bir bela doğurdu. Sağ kanadın sahibi Brennan Johson. Aşırı hızlı ve hareketli, çabuk düşünen, hızlı karar verebilen tehlikeli bir tip. Hatta şu an en tehlikeli isim o diyebiliriz.
Tottenham'ın en güçlü tarafları kanatları. Bunu sadece Son-Johson ikilisi var diye ya da bizim şu an en handikaplı tarafımız beklerimiz diye demiyorum. Öyle bir bekleri var ki artık, yılardır yok Walter-Peter, yok Emerson yok Doherty derken yeni bir Kyle Walker buldular diyebilirim. Pedro Porro sağ bekleri. Bu adam durmuyor sağ kanadı boydan boya kullanmakla kalmıyor, ceza sahasında bu kadar gol arayan bir bek uzun zamandır görmemiştim. Hem fizikli hem hızlı mücadeleyi çok seven bir tip. Bu sezon attıkları 2 kafa golünden biri Porro'ya ait.
Hem Johson hem Porro ile birlikte sol kanadımız büyük risk altında. Pedro Porro ısı haritası
Sol bekleri ise Udogie. Bana göre tam bir hamle oyuncusu. Hızlı kanatlarla karşılaştığında defansif zaafları çok öne çıkıyor.
Stoper ikilisi ise ideal koşullarda çok sert. Yıllar önce kurulan Vertonghen - Alderweild ikilisi gibi Romero - Van de Ven tandemi. Kaybetmezlerse iyi buldular.
Orta sahada Maddison çilingir rolünde. Kulusevski'yi aldıkları dönemde kanat performası yeterli görülmedi şimdi sağ içte deniyor Agne. Brennan içeri kaydığında Kulusevski de sağ kanada yerleşiyor.
Bissouma ise merkezde Dembele'den esintiler sunmaya çalışıyor. Fizik gücü yüksek. Sert oynamayı sever.
Gelelim takımın genel yapısına. Hızlı hücumları çok severler. 10-15 saniyede kendi kalelerinde pozisyon verdikten sonra bir anda Muslera'nın topu ağlarımızdan çıkarışını görebiliriz. 3-4 pasta ceza sahamızı ziyaret etmelerine çok sık rastlayacağız. Özellikle Son ve Brennan stoper-bek arasındaki boşluğu dikine ve etkili kullanır.
Korner almayı severler, Kornerlerin %90'ı altıpas içine atılır, taktiği bu şekilde belirlemiş hoca. Yaydaki ribaund bekleyenler de topla ilişkisi iyi olan isimler.
İçimiz şişti biraz da defolarından bahset diyorsunuz.
- Ön alan presi yapamıyorlar. Daha doğrusu hatlar arası iletişim bu pres esnasında kopuyor o yüzden rakipleri 2. bölgede karşılamayı tercih ediyorlar.
- Maddison ve Brennan bek kovalamaz. Bu konuda uyarı yediler ama yine de bildikerini okuyorlar.
- Baskıya açık bir takım. Presle oynayan takımlara karşı pozisyon vermekte cömertler. Ancak kalecileri Lloris'ten sonra belli ki uzun süre burada. Sağlam bir isim.
Dediğim gibi Tottenham pozisyon bulmada, şut yaratmada sıkıntısı olmayan bir takom ama gol atma becerisi resmen kayboldu. Solanke, Richarlison... Kucakta oynayan tipler.
Duran top savunması adeta yok hükmünde. Rakipler duran top kazandığında bütün forumda yas ilan ediliyor nerdeyse. Bizim de en iyi yaptığımız işlerden biri duran top organizasyonları. Bunu kullanabilirsek güzel şeyler olabilir.
Pres yemeye pek alışık değiller. Telaşa kapılabiliyorlar. Gerek kanatlar gerek merkezden akıllı ve etkili pres yaparsak gol-goller bulabiliriz. Ama dediğimi gibi bunu yaparken bir anda geride 5'e 4, 5'e 3 yakalanabiliriz.
Agne hoca değişiklik konusunda pek esnek bir isim değil. Bazı maçlarda 3-4 değişiklikle maçı tamamlamışlığı var. Bazı standart değişiklikleri
-Bissouma - Pape Matar Sarr
-Solanke - Werner
- Son - Werner
- Udogie - Ben Davies
Uzun bir takım aslında Tottenham ama duran top kullanma konusunda oldukça başarısız. Zaten 2 kafa golü var takımın bu 10 maçlık lig periyodunda.
Son yapılan açıklamalara göre yarın gelen kadroda Romero, Van de Ven ve Richarlison olmayacak.
Ben pek rotasyon yapacağını düşünmüyorum hafta sonu Ipswich maçı var ki kazanmalarına garanti bakılıyor, şöyle bir formasyon bekliyorum.
Yedeklerden oyuna girecekler bile belli.
Werner, Pape, Bentancur. Ekstra olarak Moore ve Gray de girebilir.
Tottenham çabuk rehavete kapılabiliyor. Pozsiyon bulması kolay olsa da vermesi de bi o kadar kolay. Brighton maçında ilk yarıyı 2-0 önde kapattılar. Buna rağmen Brighton geriden gelip 3-2 kazandı nitekim o maçın ikinci yarısında Tottenham nerdeyse topa dokunamadı. Tabi tam tersi de geçerli. 1-0'dan da 2-3 maç çevrildi Tottenham lehine.
Çift forvet mi çıkılsın tek forvet mi tartışması çok gereksiz. Palace 3-5-2 ile yendi Tottenham'ı. Arsenal 4-3-3 ile. Yeter ki oyunu okumada ve değişiklik yapmada geç kalmayalım. Yenme şansımız var ama unutmamak gerek karşımızda bir PL takımı var.