Şampiyon yaptığı ve Avrupa'da batırmadığı müddetçe zaten göndermeyi düşünmek makul değil. Kağıt üstünde güçlü bir kadroyla bile hiçbir şey başaramayacak adamlar bulma ihtimalimiz, düzgün bir adam bulma ihtimalimizden bence çok fazla. O riske girmek mantıklı değil.
Yalnız eleştirilerin çoğu haklı. Bir takımın en iyisiyle en kötüsü arasında bu kadar fark olmamalı. İçerideki Liverpool maçları, Atletico maçı, Juventus maçı, Bodo maçlarını oynayan takım diğer berbat oyunları oynamamalı. Taraftarı bu kadar çaresiz hissettirmemeli. Bunun için de belli ki hem futbolun içinden gelen kariyerli bir futbol direktörü lazım hem de Hoca'ya kendisiyle gerçek anlamda mücadele edecek, uğraşacak yardımcılar lazım.
Transfer işlerinde özellikle mutlaka futbol direktörünün çizeceği bir yol olmalı, Hoca da onu takip etmeli. Yönetim o kadar yalnız bırakıyor ki adamı, transfer edilecek oyunculara, listelere hepsine sen karar ver hatta oyuncularla transfer görüşmelerini sen yap, kamp yerine sen karar ver, mevcut kadrondaki oyuncuları sen motive et, milletin izniyle ailevi sorunlarıyla sen uğraş, basın açıklamasını sen yap, küsen, bozulan oyuncuları sen döndür, üstüne asli görevin olan sahadaki bütün teknik, taktik işlerini yap... İnsan işi değil şu. Biraz olsun sağlam tempoda çalışan herkes bilir, aklını kaçırırsın şu ortamda. Bu yönetimle benim bunun düzeleceğine dair umudum yok. Zamanında transfer yapacaklarından da umudum yok. Yani kısaca bizi yine yeni sezonda da zorlu günler bekler. Bu adamı eleştirirken de biraz hakkaniyetli olmak lazım. Her şeyi tek bir adamdan bekleyemezsin.