1. dönemi: (1996/1997 - 1997/1998 - 1998/1999 - 1999/2000 sezonu arası)
Hocanın geldiği ilk sezon, 4. ya da 5. hafta sanırım, sami yen'de fenerbahçe'ye 0-4 yeniliyoruz. Hoca istifa ediyor, yönetim kabul etmiyor. Devamında gelen 4 senelik dominasyon ve bir avrupa kupası. Neredeyse 4 sezon boyunca mükemmel oyun.
2. dönemi: (2002/2003 - 2003/2004 (26 hafta))
Bence kendisinin kişisel olarak en fazla hatasının bulunduğu dönem, dağları ben yarattım modundaydı resmen, şimdi sorsan o dönemden kendisi de utanıyordur.
*2002-2003:
Lucescu'nun GS'ı tamamen dağılıyor, yepyeni bir kadro kuruluyor, Bjk'in Sinan Engin(!)li 100. yıl şampiyonluğuna tosluyoruz. Yapacak bir şey yok, işi son maça getirip malesef şampiyon olamıyoruz. şampiyonluk saha dışında kazanılıyor o sene. Yine iyi oynuyoruz ama.
*2003-2004:
Devam eden sezonda, Mart ayında yarıda bırakıyor ve "gs teknik direktörlüğü gömleğimi sonsuza dek çıkardım" diyerek. Bu cümlesinden bile 2. döneminde nasıl bir ruh halinde olduğunu anlıyoruz. Hocanın motivasyonu bozulmuş, kadro dışılar oluyor, kötü oyun. Devamında Hagi geliyor.
3. dönemi: (2011/2012 - 2012/2013 -2013/2014 (ilk 5 hafta))
*2011-2012:
3. döneminde, yine yeniden yapılanma, saçma sapan bir İBB malubiyeti ile sezona başlangıç, Eboue sol bek, stoperde Servet, Sabri ön libero falan oynuyor. İçeride yine şok bir (2-4 Gaziantep) Anadolu malubiyeti. Devamında oturan kadro ve gelen seri galibiyetler ile, Kadıköy'de şampiyonluk oluyor yolun sonu. O sene, G.Antep malubiyetinden sonra, play-off dahil, iyi oynuyor GS.
*2012-2013:
Bir sonraki sezon, lig daha rahat kazanılıyor, genellikle iyi oynuyoruz, devre arasında Drogba+Sneijder takviyesi ile CL'de çeyrek final yapıp, rövanşta Real Madrid'i rövanşta 3-1 yenerek eleniyoruz. Yine iyi oyun genelde.
*2013-2014:
Bir sezon, daha henüz 5. haftada "eleman" krizi ile son buluyor. Bu bence GS kariyerindeki, hem kendisi için, hem de camia için kırılma anı. Keşke o gün bu tartışma olmasaydı da, belki 22 değil 25 şampiyonluk ile 5. yıldızı takmıştık. Devamında Mancini ile takım Avrıpa'da başarılı olsa da, ligi Fb'e kaybediyor. Bu sezonda oyun için bir şey denemez ama, 5. haftada BJK'yi deplasmanda yendikten sonra kovulması, olayın saha içi ile ilgili olmadığının bir göstergesi.
4. dönemi: (2017-2018 sezonu devre arası - 2018/2019 - 2019/2020 - 2020/2021 - 2021-günümüz)
*2017/2018 yarım sezon:
2018 başında Tudor'un takımını devralarak "nerede kalmıştık" ile başlıyoruz. Şampiyon yapıyor. Genelde iyi oyun.
*2018/2019:
Bir sonraki sezon da yine takımı 2. sene üst üste şampiyon yapıyor. Bu sezonunda takımda forvet krizi patlak veriyor, yönetim Gomis'i gönderip, takımı üç kulvarda sadece Eren Derdiyok'a mahkum ediyor. Devre arası transfer döneminde bir çok forvetin kapısında yatsak da, son gün 13 milyon Euro'ya Kasımpaşa'dan Diagne'yi alıyoruz. Neyse o sezon da şampiyon oluyoruz. Başakşehir son haftalara girerken 8 puanlık farkı koruyamıyor. (Meşhur 8 de kapanır 18 de sezonu) Son virajda iyi oyun, şampiyonluk.
*2019-2020 sezonu:
Meşhur Nzonzi-Seri-Lemina-Falcao'lu transfer dönemli sezon. 8 maçlık çok iyi oynadığımız bir dönem, ligin 24. haftası, lider ile puan farkı sadece 3, GS aldığı rüzgar ile ligin favorisi olarak gösteriliyor, fikstür avantajı da elinde. Ne yazık ki pandemi patlak veriyor, içeride taraftarın önünde oynanacak olan Bjk maçı seyircisiz oynanıp 0-0 bitiyor ve bir sonraki hafta ligler tam 3 ay erteleniyor. Ondan sonra dinamikler tabiki çok değişiyor, son 10 maçta sadece 1 galibiyet ile, ligi 6. bitiriyoruz. Pandemi Başakşehir'e yarıyor ve Bşakşehir ligi şampiyon bitiriyor.
Bu sezonu özet ile şöyle yorumlamak lazım, pö-ps, pandemiden önce ve pandemiden sonra. PÖ, GS çok iyi bir ivme yakalayıp, iyi oynuyordu. Ligin favorisi haline gelmişti. Ligler 3 ay ertelenince bütün o hava bozuldu, covid olan oyuncular, beklenmedik eksikler vs derken, lig bitse de gitsek moduna döndü ve Başakşehir götürdü ligi.
*2020-2021 sezonu:
Sezon sonunda 1 gol averaj ile Bjk'a kaybettiğimiz sezon. En taze sezon olması itibariyle, yapılan hakem hatalarını, gasp edilen puanları, Tff-hoca savaşını, GS yönetimi-hoca savaşını, verilen cezaları ve aynı oranda Bjk'a yapılan kayırmaları, 7-0'lık Hatay maçını, Billong'u falan hepiniz hatırlarsınız. Uzatmayalım, o Bjk'i domine ederek sahadan silen GS, bütün bu matematiğe rağmen, bir averaj ile ikinci oldu. Üzücü.
Sezonun ilk yarısı kötü, sezon ortası toparlanıp yine 8 maçlık seri yapan, son virajda da devam eden iyi oyun.
*2021-günümüz:
Sezon başı yeni yönetim, herkesin %100 hemfikir olduğu doğru bir yapılanma, Randers maçı ile başlayan iyi bir oyun, taa ki son Alanya ve Kayseri maçına kadar. Şu anda herkes kızgın arı kovanı gibi sağa sola saldırıyor.